İzmir kabuk değiştiriyor

    İzmir, diğer birçok büyük kent gibi hızlı dolayısıyla da plansız ve çarpık kentleşme ile karşı karşıya. 2012 yılında çıkan “6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun” ile birlikte bu problemlere çözüm arama süreci hızlandı. Bu süreçlerin kentsel mekana yansımasını hep beraber izleyeceğiz.

    Kadifekale, İzmir

    Yaşayan kentler, dinamik ve devinimsel yapıları nedeni ile mekansal olarak sürekli form değiştiriyor. Bu değişim, hızlı nüfus artışı ve göç sonucu oluşan, kontrol edilemeyen, plansız yeni yerleşim alanları başta olmak üzere başka birçok problemi de içerisinde barındırıyor. Kentin merkezinde zamanla köhneleşmiş veya fonksiyonunu yitirmiş olan bölgelerin yeniden yapılandırılarak kullanıma kazandırılması “kentsel dönüşüm” kavramını ortaya çıkarıyor. Türkiye’de 2000’li yılların başından itibaren “kentsel dönüşüm ve kentsel yenileme” kavramının içine afet riski taşıyan bölgeler ve bu bölgelerde bulunan riskli yapılar da dahil edilerek, bu alanların ve yapıların ıslahlaştırılması ve kentsel kullanıma açılması gündeme geldi.

    Ülkemizde ilk somutlaşmış kentsel dönüşüm, 2004 yılında TBMM’de kabul edilen “Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi Kanunu” ile ortaya çıkmış olup daha sonra ise 2004 yılında kentsel dönüşüm “Belediye Kanunu” (5272 ve 5393) içerisindeki yerini aldı. 2005 tarihinde “5366 Sayılı Yıpranan Tarihi Ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun” kabul edildi. Son olarak ise, 2012 yılında “6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun” kabul edilerek yasalaştırıldı. Bu yasa ile, belirlenen riskli alanların gerek özel, gerekse kamu eliyle dönüşümü amaçlanıyor. Riskli alanların yanı sıra riskli yapı olarak belirlenen yapılar da bu kanun çerçevesinde dönüşüme konu oluyor.

    “Riskli Alan” ilan edilen alanların, zemin durumu ve üzerindeki sağlıksız yapılaşmadan kaynaklanan risklerden arındırılarak, altyapısı tamamlanmış, gerekli sosyal donatısı bulunan, sağlıklı, güvenli yaşam alanların oluşturulması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması hedefleniyor. Teknik, sosyal ve ekonomik açıdan problemleri minimize edilmiş bir dönüşüm için mevcut durum verilerinin, fiziksel, sosyal ve kentsel açıdan iyi analiz edilmiş olması gerekiyor. Ayrıca süreçlerin sağlıklı ilerleyebilmesi; hak sahipleri ile kent beklentilerinin müşterek buluşabileceği noktaların tespit edilerek ortaya konması ve doğru adımların atılacağı yol haritalarının ortaya konması ile sağlanabilir.

    Bugün en büyük problemlerden bir tanesi hak sahiplerinin haklarını alabildiğine dair bir tereddüt içerisinde kalması. Bu sebeple, hak sahiplerinin bu kanun çerçevesinde gönüllüğünün sağlanması önemli bir sosyal durum. Hak sahiplerine teslim edilen haklarda sadece alansal karşılık yeterli olmadığından, şerefiye oranları doğrultusunda dağılım ve eşleştirmeler yapılarak durum anlaşılabilir kılınmalı. Geniş kitleler için bu durum oldukça zorlayıcı olduğundan değerleme firmalarına da önemli bir görev düşmekte.

    Kadifekale’nin eski görünümü
    Kadifekale’nin eski görünümü

    Hak sahiplerine iki farklı seçenek sunuldu

    Bu kanunlar ile kentsel yenileme projeleri ülkemizde bir çok ilde başlatıldı. İzmir ilinde de bu kapsamda Kadifekale, Yeşildere ve Gürçeşme Kentsel Yenileme Projeleri hayata geçiriliyor. Yenileme projelerine, bu üç bölgenin Bakanlar Kurulu Kararı ile “Afete Maruz Bölge” ilan edilmesinden sonra başlandı ve ilk adım olarak riskli yapılar belirlendi. Kadifekale’de 42 ha alanda yaklaşık 2.000 riskli yapı, Yeşildere’de yaklaşık 2 ha alanda 153 riskli yapı, Gürçeşme’de ise yaklaşık 2 ha alanda 120 riskli yapı bulunuyor.

    Bu üç bölgede bulunan yapıların hak sahipleri ile yapılan anlaşmalarda, isteyen hak sahiplerine Uzundere Toplu Konutları’ndan konut verildi. Ayrıca isteyen hak sahiplerine de kamulaştırma bedeli verilerek, iki farklı seçenek sunuldu. Kadifekale Kentsel Yenileme projesi kapsamında yıkılan riskli yapıların yerine eş zamanlı olarak ağaçlandırma çalışmaları başlatılarak, heyelan riski olan bölgenin kent ormanına dönüşmesi amaçlanarak Yeşildere ve Gürçeşme Kentsel Yenileme Projeleri’nde de aynı bakış açısı ile yıkılan alanların ağaçlandırılması hedeflendi.

    Uzlaşma modeli üzerindeki çalışmalar devam ediyor

    Kadifekale, Yeşildere ve Gürçeşme Kentsel Yenileme Projeleri dışında; İzmir’de Büyükşehir Belediyesi’nce ve yerel belediyelerce yürütülen Bayraklı, Uzundere, Ege Mahallesi, Ballıkuyu, Örnekköy ve Aktepe-Emrez Kentsel Yenileme Projeleri bulunuyor. Bu projelerin aşamaları değişiklik göstermekle birlikte, Bayraklı (yaklaşık 60 ha), Uzundere (yaklaşık 32 ha) ve Ege Mahallesi (yaklaşık 7 ha) projelerinde tüm sosyo-ekonomik ve mekansal tespitler yapılarak, kıymet takdir tabloları hazırlandı. 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli imar planları tamamlandı. Projelerin tanıtımı hak sahipleri ile paylaşıldı, görüşmeler devam ediyor. Ballıkuyu (yaklaşık 48 ha), Örnekköy (yaklaşık 18 ha) ve Aktepe-Emrez (yaklaşık 122 ha) Projeleri için sosyo-ekonomik ve mekansal veriler ile kıymet takdir tabloları oluşturuldu. Bu tablolarla birlikte uzlaşma modeli üzerindeki çalışmalar devam ediyor. Ardından imar planları düzenlenecek olup, kamuoyuna ve hak sahiplerine tanıtımı yapılarak görüşmelere başlanacak.

    İzmir, Ege Bölgesi’nin birçok açıdan en gelişmiş ve merkez şehri olmasından kaynaklı göç alma potansiyeline sahip başlıca ili. Bu yüzden, geçmişten günümüze nüfusun artması ile birlikte sağlıksız yaşam alanlarının da artması doğru orantılı olmuş ve İzmir, çarpık kentleşme ile karşı karşıya kalmış. Tamamlanan ve devam eden İzmir merkezindeki bu kentsel yenileme ve dönüşüm projeleri ile İzmir yeni bir kentsel çehre, yeni yaşanabilir alanlar kazanacak.