Kamuyu kabuğunu kırmaya zorlayan yarışma

    Mayors Challenge yarışması geçtiğimiz sene ABD’de, bu sene ise Avrupa genelinde bir “inovatif fikirler ağının” ortaya çıkmasına ön ayak oldu. Nüfus ve konum kısıtlamaları bir yana, aslında yarışmaya katılmak için gereken tek şey cesur bir fikir.

    2012 yılının sonuna yaklaşırken Şikago kent yönetimi, SmartData adında bir proje ortaya attı. SmartData, en basit ifadeyle, kent yaşamına ilişkin tüm verilerin toplandığı bir platform. Şikago’daki hava ve trafik durumundan kütüphaneler, okullar ve kamusal parkların konumuna kadar kente ilişkin her gün milyonlarca verinin izlenebileceği SmartData platformunun yaratılmasında amaç, metropollerde verileri düzenleme, işleme ve analiz etme gereksinimini karşılamak. Kentler için kurulan bilgi sistemlerinin, ulaşılabilir verilerin tüm potansiyelini kullanmıyor olmasını bir sorun olarak tanımlayan Şikago yönetimi, mekana yayılabilecek ve uyarlanabilecek bir sistem geliştirmenin, ham verinin altında yatan eğilimleri anlamak ve doğru kaynaklar sağlamak açısından büyük önem taşıdığını öne sürüyor. Farklı sistemlerde bulunan ve tek başına anlam ifade etmeyen verileri birleştirmek için sıfırdan yapılandırılan SmartData platformunun, yönetimin kente ilişkin karar verme performansını artırması öngörülüyor. Dahası, açık kaynaklı olarak planlanan platform, devasa veri yığınını düzene sokmak isteyen tüm kentlere uyarlanabilecek.

    Şikago’nun inovatif atağıyla aynı zamanda Rhode Island eyaletinin başkenti Providence, düşük gelirli hanelerde büyüyen çocukların yaşamlarının ilk 4 yılı boyunca yaşıtlarından 30 milyon daha az sözcük duyduklarını tespit ederek Providence Talks (“Providence Konuşuyor”) projesini kamuoyuna sundu. Akademik ortamda fırsat eşitsizliğinin önüne geçmek için bir araç olması hedeflenen proje, sarf edilen sözcükleri saymak üzere geliştirilen bir cihazın evlere yerleştirilmesini kapsıyor. Evlerde hane içinde bir farkındalık oluşturacak cihaz aynı zamanda ebeveynlere koçluk ederek, çocukların kelime dağarcıklarındaki farkın kapanması için yol gösterici bir araç görevi de görecek.

    Kentler hem sorunu hem de inovatif çözümü tanımlamak zorunda

    Providence Talks, SmartData ve onlarca inovasyon projesinin ortaya çıktığı 20122013 kışının ABD kentleri açısından şanslı bir dönem olması tesadüf değil. Ülkenin dört bir yanındaki kent yönetimlerinden toplam 305 inovasyon projesi, Bloomberg Philanthropies tarafından düzenlenen Mayors Challenge adındaki yarışmada fikir olarak sunuldu. Mayors Challenge, kentlere, temel sorunlarını çözmek ve kent hayatını iyileştirmek üzere, paylaşılabilir ve başka kentlere de uygulanabilir fikirler üretmeleri için esin vermeyi amaçlayan bir yarışma. Yüzleşmekte oldukları sosyal ve ekonomik sorunlar ile mücadele etmek için gereken inovasyonu, yaratıcılığı, fikirleri ve çözümleri teşvik etmek niyetinde olan kentlerde yerel yönetimlerin, artan gereksinimler ve azalan bütçeleri ile yol almak için yeni inovatif yollar bulması gerekliliği giderek arttığı bir gerçek. Mayors Challenge işte tam bu noktada devreye girmek üzere düzenlenmiş: kent hayatını geliştiren cesur ve inovatif çözümlere fon sağlayan bir yarışma.

    Mayors Challenge’a katılan kent yönetimlerinden hem çözülmesini istenen sorunun tanımlanması hem de çözümün sunulması bekleniyor. Yarışmanın kurallarının katı ve keskin olduğu söylenemez; istenen, yalnızca kendileri için neyin önemli olduğunun aktarılması. Tek gereklilik, fikirlerin cesur, uygulanabilir, etkili ve uyarlanabilir olması.

    Kamu sektörü “yetenek”le buluşuyor

    Providence Talks projesinin 5 milyon Dolar’lık büyük ödülü aldığı ve Şikago’nun üç farklı kent ile destek ödülünü paylaşarak SmartData’ya 1 milyon Dolar’lık fon sağladığı Mayors Challenge’ın değeri, aslında ödül parası ve tanınırlıktan öteye geçiyor. Cesur fikirler üretmenin ve uygulama sürecine aktif bir şekilde katılabilmenin, kamu sektöründe nadir görülen fırsatlar olduğunu kabul etmek gerek. Mayors Challenge, vizyon sahibi kent liderleri ile yetenekli proje üreticileri arasında üretime yönelik ortaklıkları ve sosyal inovasyonu hızlandırmak için bir araç olarak görülüyor.

    Türünün ilk örneği olarak ABD’de düzenlenen Mayors Challenge, 2013 yılında ABD genelinde geri dönüşümden okul öncesi eğitime ve taze yiyeceğe erişime kadar pek çok alanda taze ve güçlü fikirden çıkış alan geniş bir inovasyon projeleri ağı çıkmasına ön ayak olmuştu. 2014 yılında bu defa Avrupa kentlerini kapsayan Mayors Challenge, en az 100.000 nüfusa sahip Avrupa kentlerini, kent yaşamını geliştirmeye yönelik en cesur fikirlerini sunmaya çağırdı. Yarışmanın yöneticilerinden James Anderson, yarışmanın Avrupa’ya sıçramasının birincil nedeninin “yoğun göç alımından yaşlanan nüfusa ve genç nüfus işsizliğine kadar pek çok sorunla boğuşan Avrupa kentlerinin bu konuda bir çözümleri olup olmadığını görmek istemeleri” olduğunu söylüyor. Güçlü ve yerleşik bir sosyal inovasyon potansiyeli barındıran Avrupa kentlerinde vatandaşların ve inovasyon aktörlerinin nasıl bir işbirliği içine gireceği merak konusuydu.

    Avrupa kentlerinden 155 inovatif fikir çıktı

    Türkiye’den Ankara, Kayseri, İskenderun ve Lüleburgaz’ın katılım gösterdiği yarışmada bu senenin kazananı Barselona oldu. 155 proje arasından birinci olan “Daha İyi Yaşlanmak İçin Ortak Bakım Ağları” projesine 5 milyon Avro’luk destek almaya hak kazanan Barselona kent yönetimi, yaşayanların beşte birinden fazlasının 65 yaşın üzerinde olduğu kentte nüfusun yaşlanmasını bir sorun olarak tanımlıyor.

    Dünyadaki pek çok kent gibi yeni sağlık sorunlarıyla ve sosyal izolasyonla boğuşan Barselona’nın, bu soruna istinaden önerisi bir “bakım ağı”. Proje, kentin risk altındaki her yaşlı sakini için aile üyeleri, arkadaş, komşu, sosyal görevliler ve gönüllülerden oluşan bir “güven ağı” yaratılmasını kapsıyor. Dijital ve düşük teknolojinin kullanılacağı ağ, yaşlı vatandaşlar için bakım sistemindeki boşlukları tanımlamayarak destek koordinasyonuna olanak verecek.

    Yarışmanın bu seneki diğer kazananları Atina, Kirklees, Stokholm ve Varşova. Yıkıcı ekonomik krizin yaşamı olduğu kadar istihdam ve altyapıyı etkilediği Atina’nın Synathina adlı projesi, sivil toplumun dinamik girdileri ile yerel kuruluşlar ve yönetim arasında işbirliği sağlayacak online bir platform yaratılmasını öngörüyor. Platformun amacı, Atina’nın mahallelerini yeniden canlandıracak stratejilerinin yaratım sürecine sivil katılımı sağlamak. İngiltere’den Kirklees’in önerisi olan Kirklees Shares platformu ise kentte motorlu araçlardan mekanlara kadar kullanılmayan her türlü “kaynağın” değiş tokuş edileceği bir paylaşım ekonomisi aracı. Pek çok kent gibi iklim değişikliklerinin etkileriyle yüzleşmekte olan Stokholm, Biochar projesi ile bitki atıklarından elde edilen (biyolojik) kömür üretimini bir çözüm olarak öneriyor. Stokholm’ün projesi, ağaçların büyümesini hızlandıran ve yağmur suyunu arıtmaya yarayan organik bir madde olan biyolojik kömür üretimini teşvik ediyor. Varşova’nın kazanan projesi ise görme engelli vatandaşların kent yaşamında karşılaştığı zorlukları azaltmaya yönelik. Virtual Warsaw projesi dahilinde kentin farklı noktalarına yerleştirilen binlerce yol gösterici işaret, görme engelli sakinlerle mobil uygulamalar aracılığıyla iletişim kurarak hayat kolaylaştıracak. Bu senenin kazanan beş projesine toplam 9 milyon Avro fon sağlayan Mayors Challenge, ABD ve Avrupa’dan sonraki adımını henüz açıklamadı. Ancak Bloomberg Cities yetkilileri yarışmanın, sonuçlarının faydalı olduğunu gördükleri sürece, yenilerinin olacağını garanti ediyorlar.