Gayrimenkulün geleceğine yönelik bir beyin fırtınası

    Türkiye’de gayrimenkul sektörünün geleceğine yönelik en kapsamlı ve yoğun toplantılarından biri geçtiğimiz Kasım ayında yapıldı. Gayrimenkul İçin Strateji Platformu’nun farklı uzmanlık dallarından üyelerinin katıldığı beyin fırtınası, sektöre farklı noktalardan dokunan pek çok konunun birlikte ele alındığı nadir ortamlardan biriydi.

    Gayrimenkul İçin Strateji Platformu (GİSP), 2015 yılı sonrasında sektörün nasıl şekilleneceğini tartışmak ve senaryolar üretmek için 1-2 Kasım’da bir araya geldi. “GİSP 1. Beyin Fırtınası Toplantısı”nda geliştirme, iktisat, şehir planlama, inşaat, hukuk, vergi, işletme gibi gayrimenkul sektörünün farklı dallarından GİSP üyeleri, 2015 sonrasında sektörü etkileyecek yerel ve global etmenleri tartıştılar. Daha sonra, bu etmenlerin gelecekte alacakları yönleri öngörmeye çalışarak farklı senaryolar ürettiler.

    Önümüzdeki dönemde gayrimenkul sektörünü etkileyecek yedi faktör grubu

    Oldukça verimli geçen toplantıda GİSP üyelerinin masaya döktüğü, gayrimenkul eğitiminden yeşil enerjiye, sayısı 100’ü geçen konu, aktör ve gelişmeye göre, önümüzdeki dönemde gayrimenkul sektörünü etkileyecek yedi genel başlıktan söz etmek mümkün: Siyasi ortam, finansman ihtiyacı, kentsel dönüşüm, teknolojik gelişmeler, alternatif gayrimenkul yatırımları, mega projeler ve hukuki ve finansal mevzuat.

    Kurumsal uluslararası yatırımcı şart

    Toplantıda Türkiye’de gayrimenkul sektörünün gelişiminin bir süre daha ulusal düzeyde devam edeceği izlenimi hakimdi. Özellikle kentsel dönüşüm ve son zamanlarda ülke gündeminde olan mega projeler için çok yüksek miktarda finansman ihtiyacı olduğu vurgulandı. Geliştiriciler kadar inşaat firmalarının da hissettiği bu finansman ihtiyacını karşılamak üzere, çok çeşitli finansal enstrümanların oluşturulması ve sürdürülebilir, uzun dönemli bir hareket için kurumsal kimliği olan uluslararası yatırımcıların Türkiye gayrimenkul sektörüne çekilmesi gerekliliği dile getirildi. Özellikle ekonomi, siyasi ortam ve yasal düzenlemeler açısından istikrar sağlanmadıkça, finansman sorununu yabancı yatırımcı olmadan çözmenin çok zor olduğu belirtildi. Ancak küresel gelişmeler ve eğilimler değerlendirildiğinde oluşan genel görüş, özellikle Türkiye’nin rakiplerinin çoğaldığı günümüzde bu yatırımcıların Türkiye’ye uzak durmaya devam edeceği yönünde. Gelişen pazarlarda Türkiye’nin rekabet gücünün yetersizliği ve sunulan ürünlerde katma değer eksikliği, beyin fırtınasında ortaya atılan diğer sorunlardı.

    gisp_2

    Olası İstanbul depremi, kentsel dönüşüm uygulamaları ve İstanbul’un gündemindeki ‘mega projeler’, GİSP’e göre önümüzdeki dönemde Türkiye’de gayrimenkul sektörünü doğrudan etkileyecek faktörler arasında. İstanbul’da gerçekleşmesi beklenen deprem nedeniyle kentsel dönüşüm projelerinin hız kazanması gerektiği vurgulandı ve kentsel dönüşüm kavramının şehircilik literatüründeki boyutunun 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun dahilinde uygulanandan daha kapsamlı olduğu ifade edilerek mevcut deprem riski sebebiyle öncelikle başlatılan mevcut uygulamanın evrensel anlamda bir kentsel dönüşüme evrilmesinin gerekliliği üzerinde duruldu. Sektörün teknik kapasitesinin tasarım için de kullanması ihtiyacı ve kamusal alan tasarımına hak ettiği önemin verilmesi gerekliliğine değinildi. Son zamanlarda pek çok farklı kişi ve kurumun dile getirdiği, sıklıkla yapılan mevzuat değişiklikleri ise GİSP üyeleri tarafından da çözülmesi gerekli bir sorun olarak değerlendirildi. Mevzuat değişikliklerinde sorunları çözmeye yönelik olarak atılan cesur adımlar takdir edilse de genel kanaat şu: Mevzuat istikrarı için zamana ihtiyaç var.

    Ekonomik göstergelerle beraber ihtiyaçlar değişti

    Beyin fırtınasında Türkiye’de ve dünya gayrimenkul sektöründe gözlemlenen trendler ayrı bir başlık olarak incelendi. Ülkede refah düzeyinin artması ve buna paralel olarak sosyal yapının ve bireylerin ihtiyaçlarının değişmesi ile alternatif gayrimenkul yatırımlarının önem kazanması, bu başlık altında en çok tartışılan konu oldu. Alternatif turizm türlerinin gelişmesi ve yeşil enerjinin öneminin giderek artmasının yanı sıra genel bir eğilim olarak üretim ve tüketime, e-ticaret gibi teknolojik gelişmelerin kısa ve orta vadede gayrimenkul sektörünü önemli derecede etkileyeceği kabul edildi.

    Yoğun geçen iki gün boyunca sektörü etkileyecek etmenleri yedi başlık altında özetleyen ve farklı gelecek senaryoları oluşturan GİSP’in bundan sonraki adımı, bu senaryolar doğrultusunda izlenmesi gereken stratejileri tartışmak olacak. GİSP, gelecek odaklı çalıştaylarını belirli periyotlarda tekrarlamak ve çıktılarını kamuoyuyla paylaşmak niyetinde.

    Gayrimenkul konularına farklı açılardan yaklaşan bir “think-thank”

    Gayrimenkul İçin Strateji Platformu (GİSP), gayrimenkul sektörünün geleceğini öngörmek, sektördeki fırsat alanlarını ve olası işbirliği fırsatlarını belirlemek amacıyla, sektörün içindeki farklı aktörlerin gönüllülük esasında bir araya gelerek kurulmuş. Bünyesinde iktisatçıdan değerleme uzmanına, avukattan danışmana kadar farklı dallardan isimleri barındıran platform, gündemdeki konular ve sektörün sorunlarıyla ilgili çalışmalar yapıyor. Platform, ‘gayrimenkul’ başlığı altında sıralanan, birbirleri ile tümüyle ya da tekil olarak ilişkili planlama, finansman, kent, kullanıcı, geliştirici, ulusal/yerel yönetim, mimari, mevzuat başlıkları altına girebilecek her türlü konuyu çalışma alanı olarak tanımlıyor.

    GİSP, gayrimenkul sektöründeki diğer oluşumlardan; platform oluşu ile farklılaştığını savunmakta. “Düşünce üretimine odaklanmak” amacıyla bir platform şeklinde yapılanan oluşum, “nicelikten çok niteliğin ön planda olduğu”, disiplinlerarası niteliği vurgulayan bir davet esası ile büyümekte. Gündemdeki konulara kolay görülmeyen farklı açılardan yaklaşmayı amaçlayan GİSP, bilimsel bakış açısı, uzmanlık, nesnel yaklaşım ve tarafsız söylemi kendisine prensip edinmiş. Oluşum, stratejik bir bakış açısı ile ele aldığı konuları, projeleri ve gerektiğinde bulguları paylaşmayı hedefliyor.