Yurt dışına çıkarken…

    Finansçı, hukukçu, vergici ve teknik bilgi sahibinden kurulu bir takım yurt dışı yolculuğunuzun fikri aşamasından uygulama aşamasına kadar size yol arkadaşlığı ederse, ne yolda ne de vardığınız yerde sıkıntı çekmezsiniz diye düşünüyorum.

    Başlık doğrudan çağrıştırıyor olsa da bir seyahat yazısı yazmayacağım. (Aslında sizleri şaşırtmayı gerçekten çok isterdim; “gayrimenkul” yerine “seyahat” yazabilmeyi; gördüklerimi, duyduklarımı, tattıklarımı paylaşmayı ama yaşadığını anlatabilmek ayrı bir yetenek gerektiriyor. Bende de o yetenek yok maalesef). Konum yine gayrimenkul. Son yıllarda gittikçe artan “yurt dışına” açılma konusunda bir iki küçük hatırlatma yapmak isterim bu yazımda. Nasıl seyahate çıkarken yanımıza pasaportumuzu, uçak ve otel rezervasyon bilgilerimizi, fotoğraf makinemizi, kredi kartlarımızı, yurt dışı seyahat sigortamızı aldığımızdan emin olmamız gerekiyorsa yurt dışına yatırım yaparken de bazı olmazsa olmazları yanımızdan eksik etmemeliyiz. Önce rakamlarla başlayalım dilerseniz…

    Aşağıda yer alan Merkez Bankası verileri gösteriyor ki; Türkiye’de yerleşik girişimciler yurt dışına inşaat ve gayrimenkul alanında da ciddi anlamda sermaye yatırımı yapıyor. Bu yatırımlar doğrudan yurt dışında şirket kurma şeklinde olabildiği gibi şirket satın almaları şeklinde de gerçekleşebiliyor. Yurt dışına yapılan toplam sermaye yatırımları içinde inşaat ve gayrimenkul sektörünün payı 2009’dan itibaren zaman zaman %20’lere yaklaşarak %8 ile %19 arasında değişkenlik göstermiş. Bu yılın ilk çeyrek verisi (döviz kurlarındaki ciddi oynama yatırım iştahını önemli ölçüde yavaşlatacak diye düşündürse de) geçen yılın üzerine çıkabilecek bir potansiyele işaret ediyor.

    İnşaat sektörü konusunda dünyadaki bilinirliğimizin çok yüksek olduğunu ve uluslararası müteahhitlik işlerinde dünyanın önde gelen firmalarına sahip olduğumuzu biliyoruz. Merkez Bankası’nın yukarıda yer alan verileri, müteahhitlik hizmetleri alanında yurt dışına ciddi anlamda sermaye yatırımı yaptığımızı da gösteriyor. Bence yukarıdaki tabloda bir başka önemli konu da “gayrimenkul” alanında özellikle 2009 yılından başlayarak yurt dışına ciddi anlamda sermaye ihraç etmemiz. Belli ki gayrimenkul girişimcilerimiz 2008 Global Ekonomik Krizi’nin hemen ardından yurt dışında önemli yatırımlar yapabilme imkanına kavuşmuşlar. 2009 ve 2012 yıllarındaki 200 milyar ABD Doları seviyelerini aşan yurt dışı yatırımları aradaki yıllarda da -2010 hariç- 100 milyar ABD Dolar seviyesinin altına hiç inmemiş görünüyor. 2015 ilk verisi de bu trendin devam edeceğini gösteriyor. Acaba yurt dışına giderken bir yabancı yatırımcı olarak doğru hazırlığı yapıyor muyuz?

    Son dakikacılar temkinlilere karşı

    Bu ara başlık da film adı gibi oldu ama varsın olsun! Gayrimenkul yatırımcılarını da diğer yatırımcılar gibi iki temel gruba ayırmak mümkün: Bir tarafta yatırım yapmadan önce tüm detaylara hakim olmayı isteyen ve yurt dışına adım atmadan önce dersini çok iyi çalışan “temkinliler” dururken diğer tarafta da “kervan yolunda düzülür” diye yola çıkıp karşılaştıkları sorunları “son dakika” hamleleri ile aşmaya çalışan “son dakikacılar” yer alıyor. Mutlaka her iki grupta da çok önemli başarı hikayeleri vardır. Ancak bana göre asıl dersler “başarısızlık hikayelerinden” çıkar…Eğer dinlemeye ve anlamaya çalışırsak tabii ki.

    Gayrimenkul alanında danışmanlık yaparak hayatını kazanan bir kişi olarak “son dakikacı”lara hep temkinli yaklaştığımı belirtmek isterim. Çünkü bu tip yatırımcı size geldiğinde, çok büyük olasılıkla, daha önce hiç düşünmediği ya da çözülebileceğini düşünmesine rağmen çözülemediğini gördüğü ve aslında “dün” ya da “önceki gün” atılması gereken bir adımı en çabuk şekilde bugün atmanızı beklemektedir. Danışmanların içinde şapkadan tavşan çıkaranlar olsa da milyar dolarlık yatırımlar, şapkadan çıkacak tavşana bağlanmamalıdır. Ne yaparsak yapalım zamanında yapmalıyız ve ne olursa olsun kulaktan dolma bilgilerle yola çıkmamalıyız. Başkalarının hikayeleri her zaman dinlenmelidir ama unutulmamalıdır ki hikayeler her zaman aynı şekilde sonlanmayabilir.

    Konu hep finans ve mühendislikle alakalı görüldüğü için çoğunlukla unutulduğundan hatırlatmakta yarar görüyorum: Yurt dışı yatırım için yola çıkarken yanınıza mutlaka ülkemiz mevzuatına hakim olduğu kadar yatırım yapacağınız ülkenin mevzuatını da bilen (ya da bu mevzuata rahatlıkla ulaşabilen) iyi bir hukukçu ve vergici almalısınız. Finansçı, hukukçu, vergici ve teknik bilgi sahibinden kurulu bir takım yurt dışı yolculuğunuzun fikri aşamasından uygulama aşamasına kadar size yol arkadaşlığı ederse, ne yolda ne de vardığınız yerde sıkıntı çekmezsiniz diye düşünüyorum. Tabii ki bu temel şarttan sonra başka konuları da göz önünde tutmak lazım. Onları da başka yazılarda ele almaya çalışalım dilerseniz.

    44-85.1