Türk Yapı Sektörü Raporu: 2015 yılı, bekle-gör dönemi oldu

    Soldan sağa: Ali Ağaoğlu, Mahfi Eğilmez, Mustafa Sönmez

    Yapı-Endüstri Merkezi (YEM) tarafından hazırlanan ve 21 yıldır düzenli olarak yayımlanan Türk Yapı Sektörü Raporu’nun 2015 yılı sonuçları, 25 Şubat’ta açıklandı. Türkiye yapı sektörünün 2015 yılı karnesini kapsamlı analizlerle değerlendiren Türk Yapı Sektörü Raporu 2015; Türkiye ve dünya ekonomisi, inşaat sektöründeki önemli gelişmeler, konut ve konut dışı yatırımlar, yurt içi ve yurt dışı müteahhitlik ve mimarlık hizmetleri, gayrimenkul, finans ve inşaat malzemeleri sanayisi başlıkları altında geçtiğimiz seneye dair kapsamlı bir değerlendirme sunuyor.

    Rapor, 2015 yılı genelinde reel kesim ve tüketici güveni düşük seyrederken iktisadi faaliyetlerde yıl geneline yayılan bir bekle-gör dönemi oluştuğu belirtiyor. Raporda aynı zamanda temel ekonomik göstergeler içinde dış ticaret açığıyla cari açıkta önemli bir iyileşme yaşandığının altı çiziliyor. Ancak 2015 yılında ekonomiyi etkileyen temel etkenler olarak gösterilen siyasi belirsizlik, terör olayları, jeopolitik gelişmeler ve küresel mali dalgalanmalardan inşaat harcamalarının da olumsuz etkilendiği belirtiliyor.

    131,3 milyar Lira inşaat harcamasının 46,4 milyarı kamudan

    Rapor gösteriyor ki Türkiye GSYH değerlerinde %3,4 oranında büyümenin yaşandığı 2015 yılının ilk 9 aylık döneminde inşaatta %0,4, gayrimenkulde %3,3’lük oranda büyüme görülüyor. Yine ilk 9 ayda Türkiye’de gerçekleşen toplam inşaat harcaması 131,3 milyar Lira. Bu rakamın 46,4 milyarını kamu inşaat harcamaları, 84,9 milyarını ise özel inşaat harcamaları oluşturuyor. Raporda Türkiye inşaat sektörünün cari değeri ise 64,4 milyar Lira. Bu da, geçen senenin aynı dönemine göre sektörün %6,5 büyüdüğü anlamına geliyor.

    Raporda dikkat çeken bir diğer başlık ise “Sektördeki Önemli Gelişmeler.” Türkiye inşaat sektörünü etkileyen gelişmelerin ele alındığı bölümde altı çizilen başlıklar; Kentsel Dönüşüm, Kamu Özel Ortaklığı Yatırımları, 64. Hükümet Programı ve Yeni Mevzuat Uygulamaları.

    Raporun açıklandığı “Ekonomistler Türk Yapı Sektörünü Değerlendiriyor / Türk Yapı Sektörü 2015 Analizleri ve 2016 Öngörüleri” başlıklı toplantıya yatırımcılar, mimarlar, gayrimenkul sektörü temsilcileri ve yapı sektörünü temsil eden kurum ve sivil toplum örgütlerinin yöneticileri katıldı. Raporun çıktıları Finansal Piyasalar Uzmanı Ali Ağaoğlu, Ekonomist Mahfi Eğilmez ve İktisatçı Mustafa Sönmez tarafından değerlendirildi.

    Dr. Can Fuat Gürlesel: Büyüme tatmin edici değil

    Raporun hazırlanmasında YEM’in iş birliği içinde olduğu Dr. Can Fuat Gürlesel, toplantının açılış konuşmasında Türkiye’de inşaat sektörünün, 2015 yılında beklentilerin üzerinde büyümesine rağmen çok tatmin edici bir büyüme gerçekleştirmediğini belirtti. Dünya inşaat harcamaları büyüme oranının 2016 yılında %4 ve 10,1 trilyon Dolar seviyesinde olacağı öngörüsünü de paylaşan Gürlesel’e göre 2016 yılında inşaat sektörü için %2,5-3’lük büyüme beklentisi var. İnşaat malzemeleri için öngörüler ise iç pazarda %2’lik büyüme, dış pazarda 16,5-17,5 milyar Dolar ihracat şeklinde.

    Gürlesel’in yaptığı girişin ardından Finansal Piyasalar Uzmanı Ali Ağaoğlu, Ekonomist Mahfi Eğilmez ve İktisatçı Mustafa Sönmez raporu değerlendirdiler. Mahfi Eğilmez de değerlendirmesine 2015 yılının küresel ve yerel ölçekte parlak bir yıl olmadığının altını çizerek başladı ve geçtiğimiz yılın en ciddi etkilerinden birinin Türk Lirası’nda yaşanan %25 değer kaybı olduğunu ifade etti. Eğilmez, çift hanelerdeki işsizlik oranında 2016 yılında fazla bir gerileme beklemediğini de belirtti.

    Faizlerin düşmesiyle yatırım yapılacak alanın kalmadığını kaydeden Eğilmez, çoğu kişinin tasarruflarını çözüp bankadan kredi alarak gayrimenkule yöneldiğini söyledi. Eğilmez, “Konuta talep devam edecek. Faizler böyle durduğu sürece insanların alternatif imkânı olmadığı müddetçe konuta talebin devam etmesini bekliyorum,” diye konuştu.

    Mustafa Sönmez: Konutun getirisi hiçbir şeyde yok

    Ekonomist ve yazar Mustafa Sönmez ise büyüme oranında inşaatın önemli katkı sağladığını ifade etti ve yatırım ve şantiye aşamasında çok ciddi hareket olmasa bile stokların eritilmesi, satılması ve emlak hareketi açısından önemli yer tuttuğunu savundu. Sönmez, Merkez Bankası’nın konut fiyat istatistiklerine referans vererek, “Merkez Bankası’nın fiyat istatistiklerini tutmaya başladığı 2010 yılından beri İstanbul’da konut fiyat artışı %86 seviyesinde. Böyle bir getiri başka hiçbir şeyde yok. Yarı yarıya nakdi olan bile konut kredisi kullanarak konuta yatırım amaçlı yönelebiliyor. Konutun yatırım aracı olarak görülmesi ve bu yönden talep alması önemli bir eğilim. Bu eğilimin sürmesi ihtimali de yüksek gözüküyor.”

    Finansal Piyasalar Uzmanı ve Yazarı Ali Ağaoğlu da Türkiye halkı için konutun ekonomideki belirsizliklere karşı en iyi savunma aracı olarak algılanmasının satış rekorunu beraberinde getirdiğini söyledi. Ağaoğlu, yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin küresel “büyüyememe” sorunundan doğrudan etkilendiğini, dış politikada yaşanan gerilimlerin de inşaat malzemeleri ihracatını olumsuz etkilediğini göründüğünü dile getirdi. Yeni dönemde ekonomiye ilişkin beklentilerini paylaşan Ağaoğlu, önümüzdeki dönemde turizm, tekstil, enerji sektörlerinde yaşanan olaylardan dolayı bankacılık sektöründe karşılıklarda esnetilme beklendiğini belirtti. Ağaoğlu, bankacılık sisteminin eski sıkışmış yerinden birazcık gevşediğinde bir miktar kaynak aktarabilir hale geleceğini ifade etti.