“Etik, sürdürülebilirlik ve uyum pazarda farklılaşmayı getiriyor.”

    Etik, sürdürülebilirlik ve uyum konuları, ayrılmaz konular. Bu uyumla stratejileri uygulayan şirketler, inovasyonu sağlarken pazarda da farklılaşıyor.

    Hem Marakeş Zirvesi hem de Rusya ile yaşanan kriz 2017 yılında gayrimenkul sektörünü yeşil binalara doğru daha fazla yönlendirecek. Son COP İklim Zirvesi’nde alınan kararlar, karbon emisyonlarının azaltılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelinmesi gibi yeşil binaların da kriterleri arasında bulunan önlemlere işaret ediyor. Marakeş’te gerçekleşen iklim zirvesinde ülkelere karbon emisyonlarının azaltılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarının daha fazla kullanılması yönünde ciddi yükümlülükler getirildi. “Karbon emisyonlarının yaklaşık %30’unu meydana getiren ve enerjinin ortalama olarak %40’a yakınını tüketen binalar ve gayrimenkul sektörü, bu süreçten en çok etkilenecek sektörler arasında. Gayrimenkul sektörü ile sürdürülebilirliğin kesişim noktasında ise çevre dostu sertifikalı yeşil binalar duruyor. Çünkü karbon emisyonlarının azaltılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelinmesi aynı zamanda yeşil binaların da kriterleri arasında bulunuyor”. Bütün bunların şirket politikalarına yansıması nasıl olacak?

    Sürdürülebilirlik şirket yönetim kurullarının ajandasına taşındığından beri, giderek artarak stratejik planlama seviyesine entegre ediliyor. Bugün stratejik avantaj için uzun vadeli stratejik planlamanın içine detaylı bir sürdürülebilirlik vizyonu yerleştirmek şart. Sağlam bir sürdürülebilirlik stratejisi şirketin risklerini, kar potansiyelini, büyüme ve diğer fırsatları daha iyi yönetmesine, verimliliği artırmasına neden oluyor. Şirketler hangi alanda iş yapıyor olursa olsun, hazırlanan sürdürülebilirlik stratejisinde binaların yeşil bina standartlarında yapılması, yeşil satın alma protokolleri, yeşil kiralama kontratlarının hazırlanması önem arz ediyor. Son dönemde TURKECO olarak, yeşil bina sertifikasyon çalışmalarının yanı sıra, şirket yönetim kurullarına ve belediyelere sürdürülebilirlik stratejileri ile ilgili çalışmalar yapıyoruz. Etik, sürdürülebilirlik ve uyum konularının ayrılmaz olduğunu, bu uyumla stratejileri uygulayan şirketlerin inovasyonu sağlarken pazarda da farklılaştığını gösteriyoruz.

    Türkiye’de sürdürülebilirlik stratejilerine bakışta henüz bütüncül yaklaşımlar görmüyoruz. Bu da yeşil tasarım ve inşaata ayrılan bütçelerin seviyelerinden ve aslında yeşil bina yapmak için gereken fizibilite çalışmaları ve yenilenebilir teknolojilere ön yatırımın eksik kalışından kaynaklanıyor. Yeşil bina sertifikalarının ‘kolay toplanan meyveler’ dediğimiz kredilerinden alınan puanların taahhüt usulü olmasının getirdiği rehavetle sertifika alan binalar, hele bu kararlar inşaat aşamalarında veriliyorsa, uluslararası yeşil bina sertifikalarının hedeflediği performansları bina operasyonunda gösteremiyorlar. Bu nedenle eksik kalan iyi örnekler, yeşil bina sertifikalarına güveni azaltıyor. Bütün bu aksaklıkları global olarak tespit etmek, LEED’in yaratıcısı USGBC’yi Arc’ı kurmaya yöneltti. Arc sayesinde, tüm kayıtlı ve önceden sertifikalandırılmış binalar, LEED sertifikalarını güncel tutmak için Arc’a erişim sağlayabilecekler. Proje liderleri, LEED’de veri paylaşımı, performans verisi takibi ve raporlaması için Arc’ı kullanabilecekler. Arc Skoru, kullanıcıların performans ölçme, iyileştirme yapma ve diğer projelerle karşılaştırma yapmaları için Arc platformunu kullanır. Arc, LEED ve diğer yeşil bina değerlendirme sistemleri için tamamlayıcı niteliğindedir ve binalar ve alanların performans ölçütlerinin karşılaştırmasını ve yeşil bina stratejilerine bağlanmasını sağlar. Şeffaflık ve karşılaştırma olanağı sağlayacak platform sabunlamayı da önlemeye yardım edecek.

    Amerika’da WELL, Türkiye’de IFC tarafından çıkarılan ve ÇEDBİK’le ortak çalışarak kullanılacak EDGE sistemini kullanmak üzere konumlandık. Bu sertifikalarda seçilecek sistem, verilecek eğitimler ve projelere nasıl yaklaşılacağı konularında stratejik planlama danışmanlığı yapmayı tercih eder olduk. Sertifikasyon alma süreç danışmanlığı ihalelerine giriş motivasyonumuz, ücretlerin işin kaliteli yapılmasını engelleyen bir seviyeye düşmesinden dolayı azaldı. Sertifikasyon almak için piyasaya geç giren danışmanlık firmalarının tecrübesizliklerinden dolayı verdikleri fiyatlarla baş edemez duruma geldik. Yeşil bina sertifika süreç danışmanlığının ülkemizde yapı denetimi, enerji kimlik belgesi ve ISO danışmanlıklarının fiyatları gibi düşürülerek heba edilmesi, sürdürülebilir/yeşil bina yapmanın hafife alındığının bir göstergesi. Kurumsal yatırımcıların bile referans kontrolü yapmaması tecrübesiz grupların lehine oluyor. Sertifikalar arasındaki farkları çoğunlukla bilmiyorlar. Bu nedenle yeşil bina kararı veren bir yatırımcının bu konularda eğitim alması gerekiyor.

    2009’dan beri bitirdiğimiz tüm projelerimizde en başarılı olan Piri Reis Üniversitesi Kampüsü (3 bina BREEAM Very Good, 1 bina BREEAM Excellent) ve Türkiye Müteahhitler Birliği (LEED Platin) merkez bina projelerinin ortak özelliği sürdürülebilirliğin planlanması ve alınan kararların ve işverenin proje taleplerinin çok erken tespit edilmesiydi. Bir başka başarı faktörü her iki projede de işverenlerin konudan bizim kadar anlayan üst düzey yönetici/mühendisler olmalarıydı. Planlama aşamasında verdiğimiz LEED/BREEAM Charett’ler, entegre tasarım sürecinin bir proje yönetimi firması tarafından yürütülmesi, müteahhit şartnamelerine konan kriterler, müteahhitlerde aranan çevre ile ilgili sertifikalar, çalışılan tüm taşeronlarda ISO’ların aranması gibi konular proje hedeflerinin gerçekleşmesinde yardımcı oldu.