Sektör teknolojik gelişmelerin hızına ayak uydurabilecek mi?

CBRE’nin hazırladığı “Always On: Hızla değişen dünyaya gayrimenkul sektörünün tepkisi” başlıklı rapor, teknolojinin sektöre olan etkilerini mercek altına alıyor.

Gayrimenkul sektörü, 18-24 aylık döngülerde büyük ölçüde değişen bir dünyaya uyum sağlayabilir mi? CBRE’nin hazırladığı “Always On: Hızla değişen dünyaya gayrimenkul sektörünün tepkisi” başlıklı rapora göre; sektörün bu gelişmelere göstereceği uyum, daha kısa sürelerle kiralanan ve daha aktif şekilde yönetilen daha esnek binalar şeklinde görülecek. Yatırım döngüsü ise hızla değişen pazara girmek için her zamankinden daha agresif hale gelecek.

Eski gayrimenkul düzeni değişiyor
Geleneksel olarak şirketler bulunmak istedikleri lokasyonu öncelikli olarak belirledikten sonra kiralama işlemleri ve tesisin teknolojik olarak donanımını sağlıyor ve çalışan seçimine gidiyordu. Gelecekte bu süreç tamamen tersine işleyecek. Yeni gayrimenkul düzeninde binalar ve çalışma alanları hiç olmadığı kadar esnek ve uyarlanabilir olacak. Lokasyon konusu önemini koruyacak ancak önümüzdeki 25 yıl, çok sayıda paradigma kaymasına sahne olacak.

Teknoloji: sanayi devriminin 4. evresi
Sanayi devriminin ilk ayağı, mekanik üretimde su ve buhar gücü kullanımı ile gerçekleşti. İkinci evre, seri üretimi için elektrik tesis edilmesi ile oldu. Elektronik ve bilgi teknolojilerine dayalı seri üretim sanayi devriminin üçüncü ayağı idi. Şimdi, dijital teknoloji beşeri sermayeyi üretim tarzına dönüştürerek dördüncü evreyi gerçekleştiriyor. Gayrimenkul sektörünün bu değişime dikkat kesilmesi gerekiyor. Bilgi ve fikirler ekonomiye yön vermeye devam ettikçe yapılı çevre bu değişime ev sahipliği yapacak işbirlikçi mekanlar sağlamalı.

Sanayi devriminin ilk iki evresinde olduğu gibi dördüncü evre de küresel trendi kentleşme yönünde arttıracak. Bugün, haftada yaklaşık 1 milyon insan şehirlere taşınıyor. Tahminlere göre bugün itibari ile nüfusu 10 milyonun üzerinde olan 28 mega kent sayısı 2030’da 43’e, 5-10 milyon arası olan 43 büyük kent sayısı ise 63’e ulaşacak.

Yen üretim biçimlerine uyum sağlamak
Gelecekte ekonomi her ne kadar bilgiye dayalı olacaksa da hala yapılması gereken işler olacak. Endüstriyel gayrimenkul üretiminin gereksinimlerine ait yapış biçimleri değişecek. Bu değişiklikler arasında en önemlisi de 3D baskı yöntemi olacak. Eskiden tasarım, AR-GE ve üretim işlemleri ayrı süreçlerken, şimdi tüm bu işlemler tek bir alanda 3D baskı ile yapılabiliyor. Bu sektörün şu anda küresel ekonomideki değerinin yaklaşık 3,4 milyar Dolar olduğu tahmin ediliyor, ancak 2025 yılına kadar bu rakamın 375 milyar Dolar’a yükselmesi bekleniyor.

Veriye dayalı gayrimenkul
Verilerin biriktirilmesi ve depolanması gayrimenkul sektörüne yeni bir varlık sınıfı sağladı: veri merkezleri. Google’ın yeni veri merkezi yaklaşık 1 milyon m²’lik bir alan üzerine oturacak, Facebook’un veri merkezi ise kabaca 1 km uzunluğunda olacak.

Raporu incelemek için tıklayın.