Ekonomide toparlanma referandum sonrasına

Deloitte Türkiye tarafından hazırlanan "Ekonomik Görünüm: 10 Temel Soruda Küresel Ortam ve Türkiye Ekonomisi” başlıklı rapora göre, küresel düzlemde yaşanan 'yeniden dengelenme' sürecinin ilerleyişine ilişkin genel çerçeve geçerliliğini koruyor.

Küresel büyümeye ilişkin 2016’nın ikinci yarısında başlayan toparlanmanın sürdüğünü ve bunun görece bir iyimserlik oluşturduğunu ortaya koyan Deloitte Türkiye’nin yayınladığı Ekonomik Görünüm Raporu, Türkiye için ise 2017’nin hem aşağı hem yukarı yönlü riskler barındırdığını, ancak ekonomide kalıcı bir toparlanmanın yatırımcılara perspektif sağlayacak kapsamlı bir ekonomik programdan geçtiğini belirtiyor.

2017 Türkiye’de nasıl geçecek?
Bu yıl büyümenin nasıl şekilleneceği büyük belirsizlik taşıyor, ancak Ocak ve Şubat aylarına dair verilere bakıldığında şimdilik zayıf görünümün devam ettiği; 2017 yılının tamamı için büyüme açısından hem aşağı hem yukarı yönlü risklerin olduğu belirtiliyor. Bununla birlikte, ekonominin canlandırılmasına dönük hamleler 2017 için umut vadediyor. Ancak kalıcı bir toparlanmadan bahsetmek için referandum sonrasında oluşacak yeni “hikayenin” kritik önemde olduğu vurgulanıyor.

Diğer yandan enflasyon ve cari açık gibi temel kırılganlıklar ise devam ediyor. Enflasyon tarafında çift haneli seviyelere beklenilenden erken ulaşılması, öngörülenin üzerinde bir bozulma ile karşı karşıya kalındığını işaret ediyor. Cari açığın ise, turizmde zayıf bir toparlanma yaşansa da petrol fiyatlarındaki artışa bağlı olarak hafif artış göstermesi muhtemel görünüyor.

Küresel piyasalar ne söylüyor?
Küresel ekonomiye ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı rapor, dünyanın 2016’nın ilk yarısında yaşanan yavaşlamanın etkisinin ardından ikinci yarıda toparlanarak, yılı zayıf da olsa büyüme ile kapattığını belirtiyor. Çin’in 2016 yılını %6,7’lik büyüme ile tamamlaması ve ekonomide kayda değer bir yavaşlama olmaması için teşviklerin süreceğine yönelik beklentiler bu olumlu atmosferi besliyor. Buna rağmen, ABD’nin yeni başkanı Donald Trump’ın başkanlık seçimlerinin ardından sergilediği korumacı tutum, Hollanda, Fransa ve Almanya’da yaklaşan seçimler ve Yunanistan’ın yaşadığı borç krizi gibi küresel ekonomiyi saran birçok belirsizlik de büyüme görünümünü olumsuz etkileme potansiyelini sürdürüyor. Bu başlıkların yanı sıra, İtalya’daki zayıf bankacılık sektörü kaynaklı riskler ve İngiltere ile AB arasında yapılacak Brexit görüşmeleri de yıl boyunca takip edilecek gündem başlıkları arasında yer alıyor.

Raporu incelemek için tıklayın.