Hem tüketici hem de geliştirici deneyim sahibi oldu

    Tüketici tarafında geçmiş 15 yılda elde edilen bilgi birikiminden sonra 2016 yılı ile birlikte, yeni konutları hangi tüketiciye, nasıl bir format ve hangi ekonomik çözüm modelleri ile satılacağı konusu gündeme geldi.

    92

    Markalı konut pazarının geliştiği son 15 yılda yaşananlar nihai tüketiciye de geliştiricilere de çok fazla deneyim kazandırdı. Tüketici tarafında edinilenleri alt alta yazacak olursak;

    1. Daire planının, cephesinin ve ışık alma alanlarının çok iyi analiz edilmesi gerekliliği,
    2. Net-brüt alan kavramlarının iyi anlaşılması gerektiği, geliştiricinin daireyi pazarlarken hangi brüt alandan sattığı, satılan brüt alana hangi alanların dahil edildiği,
    3. Markalı konut projesinin yakın çevresinde ne tür gelişmelerin beklendiğinin iyi analiz edilmesi dairenin gelecek değer artışı potansiyelini ortaya koyabilmek adına önemli olduğu,
    4. Metro, metrobüs, tramvay vb. tüm toplu ulaşım projelerinin satın alınması planlanan daireye etkisinin ne şekilde olacağının iyi irdelenmesi gerektiği,
    5. Sosyal tesislerinin olanakları ve kullanım şekillerinin iyi anlaşılması gerektiği (ücretli, ücretsiz vb.),
    6. Bina/site aidatlarının ne kadar olduğu ve hangi kalemleri içerdiğinin iyi tespit edilmesi gerektiği,
    7. Satın alınacak binadaki daire tip dağılımının nasıl bir orana sahip olduğu (1+1 fazla, 3+1 fazla vb.. gibi),
    8. Satın alınacak daireye düşen otopark alanı ve adet olarak hakkının ne olduğu,
    9. Siteden/binadan daire alanların yatırım ve oturum amaçlı olarak ayrıştırılması gerekliliği ile genel satın alan profilinin nasıl olduğu,
    10. Yabancı satışları konusunda sitedeki eğilimin nasıl olduğu,
    11. Maketten yapılan satın almalarda her maketin tüm gerçekleri olduğu gibi göstermediği, bu nedenle makette olmayan ancak yakın çevresinde var olan ve/veya var olması planlanan fiziki diğer unsurların iyi araştırılması gerektiği,
    12. Bugün için olmayan ancak gelecek için yakın çevrede planlanan gelişmelerin fırsat ve tehditlerinin iyi analiz edilmesi gerektiği,
    13. Geliştiricinin kim olduğu, piyasadaki itibarı, proje ve inşaat yapım felsefesinin ne olduğu, nasıl bir kalite standardına sahip olduğu, vizyonu gibi konuların büyük öneme sahip olduğu,
      gibi maddeler öncelikli akla gelenlerdir diye düşünüyorum. Tüketici tarafında geçmiş 15 yılda elde edilen bilgi birikimleri ve tecrübelerden sonra 2016 yılı ile birlikte bu yapılan yeni konutları hangi tüketiciye, nasıl bir format ile hangi ekonomik çözüm modelleri ile satılacağı konusu gündeme geldi. Tabii bu noktada hiç kuskusuz ki 2016 yılının olağandışılığı önemli bir faktör. Ekonomik çözümlere bakmadan önce genel 2016 yılı sayılarına bakacak olursak;

    Rakamlara baktığımızda konut hareketinin neden kaynaklandığı son derece makul şekilde anlaşılabiliyor. Eldeki stoğu eritmenin, devam eden inşaatların devam etmelerini sağlamanın yolu da bu konutların satılmasından geçiyor. Peki bu konutların daha kolay alıcı bulabilmesini sağlayacak ne tür ekonomik çözümler söz konusu? Hızlıca onlara da bakalım;

    1. İpotekli konut satışlarındaki peşinat oranı %25’ten %20’ye düşürülmesi:
    500.000 TL ile alacağınız bir ev için 125.000 TL peşinatınızın olması gerekirken, artık 100.000 TL’lik bir peşinatınız olması yeterli.

    2. Konut kredisi faiz oranında indirim:

    Konut kredisi faiz oranı; 2016 yılı başında aylık bazda %1 seviyesinin biraz üzerinde iken, 2016 Ağustos ayı itibarıyla %1’in hemen altındaki seviyelere geriledi. 2017 Şubat itibarıyla aylık bazda 120 aya kadar vadede 0,90 oran ile konut kredisi kullanmak mümkün hale geldi. Tabii bu denli düşük konut kredisini tüm bankalar için genellemek doğru olmaz. Bu oranları oldukça az sayıdaki bankada bulabiliyorsunuz.

    3. Konut kredisi faiz oranında vade süresinin 20 yıla çıkarılması:

    Bilindiği üzere Türkiye’de bankaların kullandırdıkları konut kredilerinde vade süresi en uzun 10 yıl (120 ay) olabiliyordu. Bunu çok kısıtlı olarak bazı mortgage kuruluşları 20 yıl (240 ay) vade ile tüketiciye kullandırabiliyordu. Son yapılan düzenleme ile birlikte bankaların da konut kredisi kampanya seçenekleri içinde 240 ayı görmeye 2017 yılı itibarıyla başladık.

    4. Emlak Konut GYO – GYODER – KONUTDER Kampanyası:

    Emlak Konut GYO’nun 2016 yılı Ağustos ayında yaptığı kampanyaya GYODER üyeleri de süreç içinde katılmış ve başarılı bir satış grafiği yakalandığı açıklanmıştı. Bu kampanya dahilinde %20 peşinat, 10 yıla kadar aylık bazda 0,70 konut kredisi faiz oranı ile kredi kullandırılması söz konusu idi.

    Yeni yılla birlikte Emlak Konut GYO, GYODER ve KONUTDER üyeleri bazı projeleri için yeni bir kampanya lansmanı daha yaptılar. Bu yeni kampanya ile birlikte, farklı ödeme seçenekleri ve faiz oranları ile birlikte 20 yıla kadar borçlanmak suretiyle satış yapılması mümkün hale geldi.

    Kampanya dahilinde üç farklı seçenekte kredi oranı ve vade seçeneği söz konusu. Konut kredilerinde %20 olan peşinat oranı, bu kampanya dahilinde %5 olarak belirlenmiş durumda. %5 peşinat ile kampanyaya dahil olan katılımcılar kalan %15 peşinatı ise kredi taksitlerinin bitiş tarihine kadar ödeme imkanına sahipler. İki ay boyunca devam edecek kampanyadaki vade farkları 240 ay için 0,79, 120 ay için 0,45, 60 aylık taksit seçeneğinde ise faizsiz şekilde uygulanıyor. Diğer bir deyişle 60 aya kadar yapılan vadelendirmelerde bir faiz alınmıyor.