Ticari iç mekanda enerji verimliliği

    JLL Türkiye Merkez Ofisi, LEED Commercial Interiors (Ticari İç Mekanlar) kategorisinde platin sertifikaya sahip. Projenin yeşil bina danışmanlığını üstlenen Altensis’ten Ayşe Gizem Taş, JLL’in yeni ofisine katkıları ve ticari iç mekanlarda enerji verimliliğini arttırmak için bulundukları yönlendirmeler hakkında bilgi verdi. Fotoğraflar: Gürkan Akay

    GAYRİMENKUL TÜRKİYE: Altensis projeye nasıl dahil oldu?
    AYŞE GİZEM TAŞ: Yeni ofisine geçiş sürecinde JLL Türkiye’nin tasarım ve uygulama anlamında yenilikçi bakış açısını sürdürülebilirlik anlamında da devam ettirerek proje sürecinde hedefleri arasına LEED sertifikası hedefi koyması ile birlikte yollarımız kesişti. Ticari İç Mekanlar (Commercial Interiors) kategorisi özelinde bakarsak yeşil bina danışmanlığını yapmış olduğumuz Allianz, Google, Philips, Unilever, Ernst & Young, Türk Telekom gibi Türkiye’deki birçok büyük firmanın ofis fit-out projelerinin yeşil bina sertifikasyonu süreçlerinin başarıyla tamamlanmış olmasının bunda payı olduğunu düşünüyorum. Projenin tasarım aşamasında sürece dahil olduk ve bu sayede gerekli ön değerlendirmeleri yaparak hem projenin LEED seviyesi hedefini projenin başlarında netleştirebildik hem de tasarımla ilgili gerekli müdahaleleri zamanında yapabildik.

    GMTR: LEED for Commercial Interiors kategorisinde Türkiye’de pek çok deneyiminiz var. Bu sertifikasyonun amacını ve kapsamını anlatabilir misiniz?
    AGT: LEED for Commercial Interiors kategorisi, özellikle çekirdek ve kabuk olarak tamamlanmış binalardaki ofis iç mekan projeleri için oluşturulmuş bir sistem. LEED sertifikasyon sistemindeki ana başlıklar; iç mekan proje süreçlerinin genellikle diğer yeni bina projelerine kıyasla daha kısa sürelerde tamamlanması, yerleşilen mevcut ana binanın sürdürülebilir özelliklerinin önemli rol oynayabilmesi, tasarım-uygulama anlamında detaylara inilebilmesi gibi sebeplerle iç mekan projelerine özelleştirilmiş ve detaylandırılmıştır. Ofisin yerleşeceği ana bina seçimi yapılırken de yine toplu taşımaya, sosyal imkanlara yakınlık ve bireysel araç kullanımının azaltılmasının teşvik edilmesine yönelik altyapı gibi konuma bağlı özelliklere; bunun yanı sıra bina kabuğu ve mevcut altyapının enerji-su verimliliği ve insan konforu gözetilerek tasarlanmış olmasına önem veriliyor. Proje tasarımı yapılırken de burada çalışacak kişilerin ve kurumların mekandan beklentileri geniş çapta bir projeye göre daha özelleşmiş olduğundan tasarım, malzeme seçimi, uygulama pratikleri anlamında yeşil bina danışmanı olarak daha fazla müdahil olabiliyoruz. Bu sayede de inşaat sürecindeki sürdürülebilirlik ve kullanıcı konforuna dair uygulamalardan ofis işletme sürecinde kısa vadede ve etkili sonuçlar alınabiliyor.

    GMTR: JLL Türkiye Ofisi, bir iç mekan projesi. İç mekanda enerji verimliliğini sağlamak için ne tür yönlendirmelerde bulundunuz?
    AGT: İç mekan projelerinde enerji verimliliğinin sağlanabilmesi adına en önemli konulardan birinin aydınlatma verimliliği olduğunu düşünüyorum. Verimli aydınlatma armatür seçimleri ve dikkatli bir tasarım ile kullanıcı konforundan taviz vermeden uzun vadede ciddi tasarruflar yapabilmek mümkün. JLL Ofis projesinde de aydınlatma verimliliğine önem verilerek bu yönde bir tasarım ve ürün seçimi yapılmasının yanı sıra; günışığı ve varlık sensörleri gibi aydınlatma otomasyonuna dair donatılar kullanılarak maksimum verimlilik sağlanmış oldu. Ofis projelerinde enerji verimliliği adına mekanik sistem kararları ve mekanik otomasyon kapsamında yapılan verimli uygulamalar da önem kazanıyor. JLL Ofis projesinde de mevcut Maslak Link binasının ana ekipmanlarının ve bina kabuğunun verimliliği bu anlamda bize ciddi bir avantaj sağlarken; kullanıcı dinamiği değişken olan yoğun mahallerde CO₂ sensörleri ile talep kontrollü havalandırma sistemi uygulanması sayesinde sistemlerin gereksiz kullanımının önüne geçildi. Ayrıca özellikle son dönemde sıklıkla karşımıza çıkan, mekanların iç içe geçtiği, açık ofis olarak tasarlanan projelerde mahallerin ofis içindeki konumları ve tiplerine göre termal zonlama yapılarak termal konfor koşullarının belirlenmesi oldukça faydalı oluyor. JLL’in ofisinde de zonlara ayrılmış bu alanlar otomasyon sistemine bağlanarak mahallerde olabilecek sıcaklık değişimlerine adaptasyon sağlandı. Bunun haricinde proje kapsamında alımı yapılan IT ekipmanları ve mutfak cihazlarında uluslararası verimlilik standartlarına uygun ürünler ağırlıklı olarak tercih edildi. Ayrıca projedeki tüm enerji harcayan sistemler, LEED tarafından belirtilen uluslararası devreye alma ve test prosedürlerine uygun olarak denetlendi. Bu sayede hem arzu edilen performans ve konfor seviyelerinin sağlanması hem de gereksiz enerji tüketiminin azaltılması mümkün olabildi.

    GMTR: Proje, LEED Gold Sertifikalı Maslak Link Plaza’da konumlanıyor. JLL Ofisinin sertifikasyon sürecinde binanın hangi özelliklerinden yararlanıldı?
    AGT: Öncelikle Maslak Link Binasının iş merkezlerinin ve sosyal imkanların yoğun olarak bulunduğu bir bölgede konumlanması ve metro, otobüs gibi toplu taşıma imkanlarına yakın olması sertifikasyon sürecinde avantaj sağladı. Bu, ilerleyen süreçte de JLL Ofis kaynaklı karbon ayak izinin azaltılması adına da avantaj sağlamaya devam edecek. Binanın verimli bina kabuğu ve cephe özelliklerinin yanı sıra, uluslararası standartlarda belirtilen verimlilik değerlerinin üzerinde alımı yapılan mekanik ekipmanları da JLL Ofis’in enerji verimliliği hedefleri adına avantajlı bir altyapı sağladı. Ayrıca bina kullanıcılarının temel ısıtma, soğutma, aydınlatma, priz gibi enerji tüketimi yüksek yüklerini ayrı ayrı takip edebilmesini sağlayan otomasyon sistemi sayesinde işletme döneminde enerji verimliliğine dair takip yapılabilecek ve gerekli aksiyonlar alınabilecek. Yine bina ve cephe tasarımı sayesinde JLL Ofis projesi günışığından maksimum oranda faydalanabilmekte, bina kullanıcılarının dış mekanla ve günışığıyla iletişimi optimum bir şekilde sağlanabilmekte. Onun haricinde Maslak Link Projesinde çatıdan toplanan yağmur suyu ve soğutma ekipmanlarından gelen atık yoğuşma suyu bina rezervuarlarında ve peyzajda kullanılmaktaydı. Buna ek olarak JLL Ofis su armatür seçimlerinde verimli ve az su tüketen ürünlerin tercih edilmesiyle birlikte işletme döneminde uluslararası su verimliliği standartlarını baz alarak yaptığımız hesaplara göre ciddi anlamda bir su tasarrufu öngörmekteyiz. Sonuç olarak JLL Ofis Projesi halihazırda LEED Gold sertifikalı Maslak Link Çekirdek ve Kabuk Binasına yerleşirken benimsediği sürdürülebilir yaklaşımla birlikte kaçınılmaz olarak hedeflerini yükselterek Ticari İç Mekanlar kategorisinde LEED Platin sertifikasını elde etmeyi başardı.

    Ayşe Gizem Taş
    Mimar, LEED Proje Yöneticisi, Günışığı Modellemesi Uzmanı olan Ayşe Gizem Taş, Istanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun olmasının ardından çeşitli mimarlık ofislerinde konsept tasarım ve uygulama projelerinde Mimar olarak görev almıştır. Sonrasında Yeşil Bina ve Sürdürülebilir Proje Yönetimi konusunda kendini geliştirebilmek adına Altensis takımına katılmıştır. Nisan 2015’de LEED AP BD+C v4 sertifikasına hak kazanarak konusunda uzmanlaşmıştır. Altensis’te bir çok farklı tipte bina ve kompleks projesinde Yeşil Bina Danışmanı ve LEED Proje Yöneticisi olarak görevine devam etmektedir.