IGLO Architects: Anatolia Tiles

    Kanada’da faaliyet gösteren bir seramik markası olan Anatolia Tiles, Avrupa’da imal ettirdikleri ürün gamlarını ABD’nin güneyine pazarlama operasyonları için Türkiye’yi bir üretim ve lojistik üssü olarak kullanma fikri doğrultusunda Aliağa’da yatırım yapma kararı aldı.

    Kanada’da benzer ölçekte tesislere sahip olan firma, yeni yatırımlarıyla bir mimari bütünlük yakalanması beklentisi içerisindeydi.

    Operasyonel bölümün yanı sıra istenen fonksiyonlar için şu mekanlar tasarlandı:
    1. Keyifli ve nitelikli bir çalışma ortamı sağlayan 70 kişilik açık ofisler,
    2. Ürünlerin sergileneceği 800 m² alana sahip, tavanları 8 m yüksekliğinde showroomlar,
    3. Misafirlerin ağırlanacağı lounge tarzı toplantı odaları,
    4. Firma sahipleri için birer çalışma odası, misafirlerini ağırlayacakları toplantı ve lounge bölümleri ve gerektiğinde konaklama da yapabilecekleri rezidans bölümü.

    Yönetim bölümü

    Binanın giriş katında, üç kat yüksekliğinde bir galeriden oluşan ve majestik bir merdiveni olan giriş karşılama bölümü, showroom ve büyük toplantı odaları; bir üst katında ise açık ofis bölümleri ve ofislere servis veren yemekhane, kafe ve teraslar yer aldı.

    Rezidans bölümü çatı katında çözüldü. Her iki ortağın kendi özel çatı bahçeleri, spor salonları ile otel konforunda odaların yanı sıra ofis ortamında misafirlerini kabul edebildikleri bölmeler içeren birer rezidans ve ortak bir çatı bahçesiyle bu keyifli atmosferi misafirleriyle de paylaşabilmeleri sağlandı.

    Yapının hem operasyon hem de ofis bölümünün bol ışık alması için şeffaf olması isteniyordu; dolayısıyla Ege bölgesinin iklim koşullarının getirdiği sıcak ve güneş etkisine de çözüm bulunması gerekti. Cephede güneş kontrolü için kullanılan mesh kaplı çelik bir karkas binanın mimari karakterini yansıtan öge olarak tasarlandı. Ayrıca yapı keyifli bir atmosfer oluşturan serinletici bir su kütlesi içine yerleştirilerek hem görsel hem işlevsel açıdan bir çözüm getirildi.

    Yüksek tavanlı showroom bölümünde full cam cephe kullanılarak iç mekan algısını azaltmak yerine, cephenin ilk üç metrelik bölümü meshle çevrelenerek hem yüksek tavanlı showroom insan ölçeğine indirildi, hem de mekanın yükseklik algısının yok olmaması sağlandı.

    Cephedeki mesh çerçevenin ardında hem statik gereklilikleri karşılayan hem de çalışma alanlarından çok uzaklaşmadan nefes almayı sağlayan sigara balkonları ve teraslar oluşturuldu.

    Operasyonel bölüm

    Yapının operasyonel kısmında İzmir bölgesinde sık sık kullanılan prefabrik ısı yalıtımlı paneller kullanıldı. 75 metre uzunluğundaki cephede panel birleşim noktalarında bölgenin yadsınamaz özelliği olan yoğun güneşin getirdiği ışık ve gölge oyunlarını hissettirebilecek derin bantlar tasarlandı. Böylelikle, tek düze giden ritmi kopartıldı ve ışık oyunlarıyla biraz daha vurgulandı. Aynı etki, bir hatırlatma olarak binanın ofis cephesinde ışık bantları olarak görülmektedir.

    Mavi yakalı personelin kullanacağı ofis ,yemekhane ve teknik hacimlerin olduğu bölümde tasarlanan teknik yapıdaki personel araçlarının da güneş altında kalmaması için, hem fonksiyonel hem de iki yapı arasında bağ kuran, ön cephede kullanılan mesh çerçeveye akraba bir örtücü mimari öge tasarlandı.

    Gelen malzemenin boşaltılması ve sevk edilecek malzemenin yerleştirilmesi operasyonunu iki farklı cephede çözüldü ve geniş bir araç yolu ile tırların rahat manevra oluşturması ve çakışmayacak bir tır trafiği sağlanmasına özen gösterildi.

    Ofis önünde kalan dar cephede iyi bir peyzaj ile bütün bu yoğun operasyondan kendini uzak tutan sakin bir çalışma ortamı yaratıldı, ofisin öne çıkma hareketi ile ilgili personelin operasyonu görsel olarak takip edebilmesi sağlandı.

    IGLO Architects

    Funda Sokak No:7
    1. Levent İstanbul

    T: +90 (0)212 281 98 48 – (0)212 280 93 34
    F: +90 (0)212 281 98 48

    info@iglo.com.tr