Yerel yönetimlerin borçlanması – tahvil ihracı: Antalya örneği

    Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Menderes Türel'in başkanlığında 9 Mart 2017 tarihinde gerçekleşen Büyükşehir Belediyesi Mart ayı devam toplantı tutanakları incelendiğinde, belediyenin tahvil ihraç edebilmesine yetki veren 2'nci maddenin oy çokluğu ile kabul edildiğini görüyoruz.

    18 Ocak 2017 tarihinde basına yansıyan haberlerde Sermaye Piyasası Kurulu (SPK)’nun, köprü, tünel, baraj, metro gibi büyük altyapı projelerinin menkul kıymet çıkararak finanse edilmesi için düğmeye bastığı yer alıyordu. Bu önemli haberde, “Belediye tahvilleri” niteliğinde sermaye piyasası aracının geliştirilmesi amacıyla SPK bünyesinde bir çalışma grubu oluşturulduğu belirtilmekteydi. Aslında Amerika’da yaygın olarak görülen ve 2016 yılı itibariyle rekor kırarak toplam 445,8 milyar Dolar’ı bulan, 2017 yılının ilk 5 yılında ise 156,4 milyar Dolar’lık ihraç gerçekleştirilen “belediye tahvilleri” (municipal bonds) için ülkemizde de yerel idarelerin bu konuya eğilmelerinin zamanı çoktan geldi.* SPK Kanunu’na göre yerel idareler ihraççı tanımı içerisinde yer alırken, bu kuruluşlara sermaye piyasası araçlarının ihracı konusunda olanak sağlıyor. Kamu altyapı yatırımlarının geleneksel yöntemler dışında finanse edilmesine olanak sağlayan belediye tahvillerinin yasal dayanak noktası 5393 Sayılı Belediye Kanunu. İlgili Kanun’un 68’inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yatırım programında yer alan projelerin finansmanı için ilgili mevzuat hükümleri uyarınca tahvil ihracı yapabilecekleri yer alıyor.

    Antalya’yı izlemek önemli

    Bu noktada Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin ayrı bir paragraf açmak istiyorum. Belediyeler, bugüne kadarki uygulamalarda hem ayrı tüzel kişilikleri hem de idari ve mali özerklikleri bulunduğu için hizmetlerini kısmen kendi gelirleri, kısmen de merkezi yönetimden yapılan parasal aktarımlarla yürütebiliyorlar. Gelirlerin hizmetlere ilişkin giderleri karşılamaya yetmediği durumlarda belediyelerin borçlanma yoluna gitmeleri söz konusu. Belediyeler borçlanma yoluna gittiğinde ise, kaynak temini noktasındaki öncelikli kurum İller Bankası olarak karşımıza çıkıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Menderes Türel’in başkanlığında 9 Mart 2017 tarihinde gerçekleşen Büyükşehir Belediyesi Mart ayı devam toplantı tutanakları incelendiğinde, belediyenin tahvil ihraç edebilmesine yetki veren 2’nci maddenin oy çokluğu ile kabul edildiğini görüyoruz. Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 21/11/2016 tarihli ve 1252 sayılı kararıyla kabul edilen Büyükşehir Belediyesi Yatırım Programı’nda yer alan projelerin finansmanı için kullanılmak üzere, 3/7/2005 tarihli ve 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 68’inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca tahvil ihraç edilmesi planlanacağı, ihraç edilecek tahvil miktarının azami 300.000.000 TL (üç yüz milyon Türk Lirası) tutarında ve üç yıla kadar vadeli olarak nitelikli ve kurumsal yatırımcıya arz edileceği belirtiliyor. Yine aynı Meclis kararında Belediye Tahvil ihracının mevzuata uygun olarak yürütülmesi ile nitelikli ve kurumsal yatırımcılara satış işlemlerinin Halk Yatırım Menkul Değerler aracılığıyla yapılabilmesi ve tahvil ihracına ilişkin her türlü işlemi yapmaya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Birol Ekici’nin yetkilendirildiğini görüyoruz.

    Konuya ilişkin olarak da Sayın Menderes Türel’in, “Tahvil, üç yıla kadar vadeli olacak ve kurumsal yatırımcıya arz edilecektir. İhtiyaca göre vade sonunda günün koşullarına uygun vade ve faiz oranları ile de temdit edinebilir. Bugün 300 milyon TL’lik bir tahvil ihracı için meclisimizden yetki istiyoruz ama bunun tamamını hemen kullanmayacağız. İlk etapta 150 milyon TL’lik tahvil ihracı gerçekleştireceğiz. Kalan 150 milyonluk limiti oluşan talebe göre değerlendireceğiz. İhraç %10‘luk borç limitini aştığından İçişleri Bakanlığı’ndan izin almamız gerekiyor. Ardından Hazine Müsteşarlığı’nın iznine tabii. Hazine Müsteşarlığı ile yapmış olduğumuz görüşmede şu anda Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin tahvil ihracına ekonomik yapısının müsait olduğu ifade edildi. Hazine Müsteşarlığı’nın da izni yetmiyor, işlemlerin SPK ile birlikte yürütülmesi gerekiyor ve onun da izni gerekiyor. SPK’nın onayından sonra da Menkul Kıymetler Borsası ile birlikte bu çalışmalar tamamlanacak. Tahvil ihracının mevzuata uygun olarak yürütülmesiyle nitelikli ve kurumsal yatırımcılara satış işlemi var. Bu noktada kamu bankası olması itibarıyla Türkiye Halk Bankası iştiraki Halk Yatırım Menkul Değerler vasıtasıyla da bu işlemleri tamamlamayı planlıyoruz,” ifadeleri dikkat çekici.

    İhracın gerçekleştirilmesi ile hem belediyelerde kurumsal yönetimin gelişmesine katkı sağlaması hem belediyelere finansman açısından rahatlık ve mali avantaj yaratacak olması hem de ülkemiz sermaye piyasası açısından örnek bir uygulama olması açısından yakından izlemenin önemli olduğunu düşünüyorum.

    *Kaynak: Çevrimiçi, Haziran 2017, http://www.sifma.org/research/statistics.aspx