Piri Reis Üniversitesi entegre tesis yönetimi deneyimi

İyi bir yönetim ile üniversitelerin yaşam ortamında sağlanacak değer artışları ile maliyetlerinde sağlanacak tasarruflar, çok önemli miktarlarda olabilir.

Önemi giderek daha da iyi anlaşılan, profesyonel “entegre tesis yönetimi” veya “entegre gayrimenkul yönetimi”nin en fazla artı değer sağlayacağı tesislerden biri üniversitelerdir.

Derslikler, laboratuvarlar, araştırma merkezleri, milyonlarca dolara mal olan ısıtma, havalandırma ve soğutma sistemleri, eğitim kadrosu büroları, öğrenci merkezleri, öğrenci yurtları, misafirhaneler, ticari alanlar (yemekhaneler, lokantalar, bankalar, büfeler, vb.) otopark alanları, toplu taşıma durakları ve genelde geniş bir alana yayılan yerleşkeler, profesyonel “entegre gayrimenkul yönetimi”ni zorunlu hale getiriyor. Bunların her birinde çıkacak olan küçük çaptaki aksaklık ve eksikliklerin binlerce kişinin eğitim ve çalışma ortamında neden olacak verim kayıplarını hesaplamak kolay değil. İyi bir yönetim ile bazıları küçük kasabalar büyüklüğünde olan bir nüfusu ve de alanı barındıran üniversitelerin yaşam ortamında sağlanacak değer artışları ile maliyetlerinde sağlanacak tasarruflar, çok önemli miktarlarda olabilir. Türkiye’deki kamu, özel ve vakıf üniversitelerinin; temizlik ve güvenliğinin entegre bir anlayışla sağlayacağı verim artışları ve tasarruflar milli gelirin içinde azımsanmayacak yüzdelere ulaşıyor.

RGM Turkey 2013 yılından beri, entegre tesis hizmetleri sunuyor ve 3. çeyreğinden itibaren de entegre tesis yönetimini üstlendiğimiz Piri Reis Üniversitesi, bu alanda önemli bir örnek teşkil ediyor.

Türkiye’nin ilk uluslararası BREEAM Very Good Sertifikalı yeşil kampüsü olan Denizcilik, Mühendislik, Fen, Edebiyat ve İktisadi Bilimler Fakülteleri yanında birçok gemi simülasyon labaratuvarları, çok amaçlı salon ve seminer salonları, dalga ve fırtına simülasyonları yapabilen eğitim havuzu ve de makina atölyelerini bünyesinde barındırıyor. Bu yazımda da, İstanbul Tuzla ilçesinde bulunan 60.000 m² kapalı alana sahip Piri Reis Üniversitesi’nin teknik altyapı ve üst yapısından kısaca bahsetmek istiyorum.

Günümüzde yüksek kalitede enerji üretimi yapmak ve bununla birlikte enerji tasarrufu sağlayarak verimliliği arttırmak, çevre dostu enerji kaynaklarını tüketerek optimum işletmeyi mümkün kılan özel ürün konfigürasyonları kullanmak, işletmeler için her geçen gün daha da zorunlu hale geliyor. Bu özel ürün konfigürasyonlardan biri de “trijenerasyon tesisi”. Doğalgaz ile çalışan trijenerasyon sistemimiz; kampüsün elektrik ihtiyacının %75‘ini tedarik etmekte, elektrik enerjisini üretirken çıkardığı atık ısısı yardımıyla da kampüsün hem sıcak su ihtiyacını hem de ısıtma ve soğutma enerjisini sağlıyor. Ana sistem trijen sistemi (800 kw. Cogenerasyon 2 adet +500kw. Absorpsiyon 2 adet) üzerine kurulmakla beraber, ısıtma ve soğutma enerjisinin yetmediği durumlarda, kondenserleri deniz su ile soğutulan “Heat Pump Chiller” cihazlarını mikroişlemci bazlı bina yönetim sistemi (Mekanik otomasyon), ısıtma veya soğutma ihtiyacına göre değişkenli olarak eşit düzeyde çalışmasını sağlayarak devreye alır. Trijenerasyon ünitesinin verimliliğine örnek vermek gerekirse; sadece Kasım 2014’te bir Cogeni çalıştırmamıza rağmen doğalgaza ödediğimiz bedel 84.000 TL iken aynı zamanda 99.600 TL’lik elektrik ve 30.000 TL’lik ısı üretimi gercekleştirildi. Yaz şartlarında bu kârlılık daha da yükselmektedir. Trijenerasyon üretimine etki eden yaklaşık 15 parametre bulunmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta düzgün ve verimli işletmedir. Bu şartlar altında yapılan yatırımda 18-36 ay arasında geri dönebilmektedir.

Mahallerimizin taze hava ihtiyacı ise; higroskopik rotorlı ısı geri kazanım üniteli klima santralleri tarafından gerçekleştiriliyor. Ana ısıtma ve soğutma işlemi ise ofis ve sınıflarda bulunan indüksiyon prensibi mantığına göre çalışan fansız, drenajsız ve filtresiz olmasından dolayı bakım ve onarım masrafları olmayan Parasol üniteleri ile sağlanır. Bunun yanısıra iklimsel konforu en üst seviyede tutmak için yoğuşma, karbondioksit sensörü gibi iç hava kalite parametrelerinin sürekli ölçüm ve otomatik izlemeleri de dijital PID kontrollü bina yönetim sistemi tarafından yapılır.

Aydınlatma için gün ışığından maksimum yararlanılıyor. Binanın tüm mekanik-aydınlatma-yangın-scada enerji altyapısı, otomasyon yardımıyla izlenmekte olup bu sistemlerin tüm bileşenleri enerji tasarrufu sağlayacak şekilde seçildi. Enerji tasarrufu yanında sera gazları ve emisyonu azaltılarak da çevre kirliliğinin azaltımına ciddi katkıda bulunuluyor.

Domestik kullanım suyu; “reverse osmosis sistemi”nden geçirilmesi suretiyle deniz suyundan, sıcak su ise çatıda bulunan 120 adet güneş panelleri ve trigenerasyon sisteminden sağlanıyor. Bunun yanısıra gri su diye tabir edilen lavabo ve duşlardan toplanan atık sular bir MBR’lı otomatik bir arıtma sisteminden geçirilmesi suretiyle arıtılarak rezervuarlara gönderiliyor. Ayrıca yağmurlu havalarda çatılardaki sifonik ve konvansiyonel tesisatlar yardımıyla elde ettiğimiz su, gene bir filtrasyondan geçirilmesi suretiyle bahçe sulamasında kullanılarak su kaynaklarımızın etkin ve verimli kullanılması sağlanmış oluyor.

Yeşil alan maksimizasyonu sağlanıyor

Üniversitede toplam 7.750 m² yeşil alan mevcut. Özellikle çatılarda bulunan yeşil alanlar hem yağmur suyu yönetiminin etkili olmasına hem de ses ve ısı yalıtımıyla beraber ısı adası etkisinin azaltılmasına ciddi katkıda bulunuyor. Görsel anlamda da çekicilik yaratan çatılardaki yeşil alanlarımız, kentsel alanlardaki geçirimsiz yüzeylerin metrajını dikkate aldığımızda ekolojik dengenin sürdürülebilirliği açısından büyük önem arzediyor.

Yeşil kampüsümüz, hem ekonomik anlamda hem de çevresel farkındalık yaratarak sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunmakla beraber çevre, enerji ve su kaynaklarımızın sürdürülebilir olması en az teknoloji kadar önemli olup tüm insanlığın ortak değerleri olarak yaşam kalitemizin yükselmesine ışık tutacağına inanmaktayız.