Şehircilik Şurası ve getirdikleri

2017 yılı Ocak-Kasım ayları içerisinde çalışmalarını gerçekleştiren dört komisyonca hazırlanan tespit ve tavsiyelerden yola çıkılarak belirlenen öncelikli konuları içeren Şura Sonuç Bildirgesi oluşturuldu.

Ülkemizde kurumsal örgütlenme ve yapılanma, mevzuatta yapılan yeni düzenlemeler, şehirleşme gündeminde yaşanan ulusal ve uluslararası gelişmeler ve belediyelerin hizmet kapasitelerinin geliştirilmesi kapsamında bir Şehircilik Şurası düzenlenmesi ihtiyacı ortaya çıkmıştı. 2017 yılı Ocak-Kasım ayları içerisinde çalışmalarını gerçekleştiren “Şehirlerimizde Kimlik, Planlama ve Tasarım”, “Kentsel Dönüşüm”, “Şehirleşme, Göç ve Uyum” ve “Şehirleşmenin Yeni Vizyonunda Yerel Yönetimlerin Rolü” komisyonlarınca hazırlanan tespit ve tavsiyelerden yola çıkılarak belirlenen öncelikli konuları içeren Şura Sonuç Bildirgesi oluşturuldu.

“Şehirlerimizde Kimlik, Planlama ve Tasarım” başlığı altında çalışan 1. komisyon şehirlerin yaşam ve mekân kalitesi yüksek, kimlikli ve yaşanabilir kılınması amacıyla insan odaklı, güvenli, yöresel mimari ve geleneksel değerlere uygun yaşam alanlarının oluşturulması yönünde kentsel tasarımı da içeren imar planlama sürecinin etkin hale getirilmesine yönelik tavsiye kararlarının üretilmesini amaçlamıştır. Komisyonun aldığı kararlar şu şekilde özetlemek mümkündür:

  1. Kent kimliğinin ve özgün mekânsal dokunun korunması ve geliştirilmesi amacıyla mahalle, aile ve komşuluk kültürü ile toplumsal değerler dikkate alınmalıdır.
  2. Sürdürülebilir mekânsal gelişme için şehirlerimizde; çok merkezli, toplu taşıma olanaklarını destekleyecek, erişilebilir, güvenli, afetlere dirençli, enerji etkin ve katılımcı fiziki planlama stratejileri geliştirilmelidir.
  3. Kentsel tasarım rehberleri hazırlanmalı ve yaygınlaştırılmalıdır.
  4. Koruma ve yenileme alanları için yoğunluk ve yükseklik artışı oluşturmayacak modeller geliştirilmelidir.
  5. Kentsel ve kırsal kimliğin birlikte korunması ve geliştirilmesinde hukuki, iktisadi ve yönetime dair teşvik mekanizmaları ve programlar geliştirilmelidir.
  6. Küçük ve orta ölçekli şehirlerin yerel ve özgün kimlikleriyle çekim merkezi olmalarını sağlayacak plan ve teşvik programları geliştirilmelidir.
  7. Planlama ve uygulamalarda; konuların ve kurumların önceliklerinin belirlendiği, koordinasyon hukukunun geliştirildiği, yaşanabilirlik ve sürdürülebilirlik merkezli yeni bir Şehircilik Çerçeve Kanunu hazırlanmalıdır.
  8. Parçalı değil bütüncül, kapalı değil katılımcı, tek başlı değil eşgüdümlü ve izleme-değerlendirmeyi güçlendiren bir planlama anlayışı güçlendirilmelidir.
  9. Şehre hizmet eden ilgili tüm kurumlarla ortak politika oluşturulmalı ve tüm çalışmalar insanımızın yaşam kalitesi göstergelerine göre gerçekleştirilmelidir.
  10. Yeni şehircilik vizyon, fikir ve uygulamalarının geliştirilmesini sağlayacak çok paydaşlı ulusal bir Şehircilik Araştırma Merkezi kurulmalıdır.
  11. Şehirlerle ilgili tüm sektörlerin, yenilikçilik ve yaratıcılık eksenli çalışmaları madden ve manen desteklenmelidir.
  12. Yeşil şehir yaklaşımı çerçevesinde şehirlerimizde yeşil altyapı bileşenleri gibi ekolojik sistemler teşvik edilmelidir.Toplu taşıma sistemleri, bisiklet yolları ve yaya bölgeleri yaygınlaştırılmalıdır.
  13. Yatırımcı kurum ve kuruluşlar ile belediyelerin, şehirlerin planlı ve kimlikli gelişmesi konusunda koordinasyonları ve işbirlikleri güçlendirilmelidir.

“Kentsel Dönüşüm” başlığı altında çalışan 2. komisyonda kentsel dönüşüm sürecinin finansal, mekânsal, yasal ve toplumsal boyutlarıyla ele alınarak afet riski altında bulunan alanların yenilenmesi, afet ve kentsel risklere duyarlı, yaşam kalitesi yüksek çevrelerin oluşturulmasına yönelik yeni yöntem, model ve yaklaşımların geliştirilmesini amaçlamıştır. İlgili komisyon, Kentsel Dönüşümde Yeni Finansman ve Dönüşüm Modelleri, Kentsel Dönüşüm Sürecinde Afete Duyarlı Planlama, Tasarım ve Proje Yönetimi, Kentsel Dönüşüm Sürecinin Hukuki ve Sosyal Boyutu ile Uzlaşma Yönetimi, Tavsiye Kararları ve Mevzuat Önerileri alt başlıkları üzerinde görüşlerini hazırlamış olup, bu kapsamda aldığı kararlar özetle aşağıdadır:

  1. İnsan, zaman ve mekâna dair hafızamızı yansıtan tüm değerlerimiz kentsel dönüşüm sürecinde korunmalı ve tasarıma yansıtılmalıdır.
  2. Kentsel dönüşüm planlamadan bağımsız yürütülmemeli ve dönüşüm stratejileri üst ölçekli planlardan başlayarak belirlenmelidir.
  3. Kentsel dönüşüm, sadece maddi kazanç sağlayan, gayrimenkul odaklı ve emsal artışına dayalı bir yaklaşımdan kurtarılmalı, yaşam-toplum-çevre üçlüsünü ön plana alan örnekler geliştirilmelidir.
  4. Bütüncül planlama ilkesi çerçevesinde bina bazlı dönüşümün yanı sıra alan bazlı dönüşümün teşvik edilmesi suretiyle sosyal donatı alanlarına, planlı altyapıya ve yeşil alanlara sahip nitelikli yaşam alanları oluşturulmalıdır.
  5. Kentsel dönüşümün sosyal ve iktisadi boyutu dikkate alınmalı, tüm paydaş kurumların katılımıyla alanda yaşayan vatandaşlarımıza istihdam sağlayacak ve eğitim imkânları oluşturacak projeler üretilmelidir.
  6. Kentsel dönüşüm alanlarında öncelikle yerinde dönüşüm ilkesi benimsenmeli, mevcut sosyal yapının ihtiyaçlarını göz önünde bulunduran mekânsal çözümler üretilmelidir.
  7. Dönüşüm sürecinin daha sağlıklı ve etkin uygulanması gayesiyle, yeni proje ortaklıklarının oluşturulması ve finans tedbirlerinin alınmasına yönelik mevzuat düzenlemeleri hayata geçirilmelidir.
  8. İmar planları neticesinde oluşan değer artışlarının belli bir kısmı kamuya aktarılmalı ve bu kaynak şehirlerimizin sosyal ve teknik altyapısının geliştirilmesi amacıyla kullanılmalıdır.
  9. Belediyeleri finansal açıdan destekleyen İLBANK, kentsel dönüşümde yönlendirici ve finansman sağlayıcı bir rol almalı ve dönüşüm sürecinde etkin olmalıdır.
  10. Kentsel dönüşüm kapsamında kullanılmak üzere yurt dışından uygun kredi finansmanı sağlanması için inşa faaliyetlerine yönelik Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı kurulmalıdır.
  11. Dönüşüm projelerinde ön finansman sağlamak amacıyla kamu kaynaklı faizsiz kredi imkânı sağlanmalı ve gayrimenkul sertifikası, uzun vadeli tahvil ihracı, gayrimenkul yatırım fonu gibi alternatif finansman araçlarının kullanımı yaygınlaştırılmalıdır.
  12. Kentsel Dönüşüm Özel Hesabı’na kaynak sağlamak için Doğal Afet Sigortaları Kurumu gibi fonlara sahip kuruluşların dönüşüm projelerinin finansmanında yatırımcı olarak yer alması, kamu kuruluşları eliyle gerçekleştirilen projelerden elde edilen gelirin belirli bir oranının bu hesaba aktarılması gibi yeni kaynaklar üretilmelidir.
  13. Yoğunluğu azaltılması gereken riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarına hakların transferi sağlanarak, boşaltılan alanlarda yeşil alanlar, meydanlar ve donatı alanları oluşturulmasına imkân tanınmalıdır.
  14. Kentsel dönüşüm sürecinin şeffaf ve kurumsal bir biçimde yürütülmesi amacıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş ve eğitilmiş, alanında uzman kişilerin istihdam edildiği kentsel dönüşüm ofisleri açılmalıdır.
  15. Projelerin öncesinde ve sonrasında dönüşümden etkilenen kesime yönelik sosyal etki analizleri yapılmalı, mahalle hayatı canlandırılmalıdır.
  16. Başarılı ve başarısız tecrübelerden çıkarımlar yapılmalı, vatandaşla paylaşılmalı, her projenin bir kimlik kartı olmalı ve dönüşüm proje süreçleri izlenebilir kılınmalıdır.
  17. Hak sahiplerinin dönüşüme dair istekliliklerin artırılması için uzlaşma süreci şeffaf bir biçimde yönetilmeli, yeni yaşam alanlarının nasıl oluşturulacağı (model, tasarım), projenin aktörleri (işbirliği, katılım, ortaklık), projenin finansmanı (kamu, piyasa, maliyet odaklı) ve ortaya çıkan değerin nasıl paylaşılacağı (eşitlik, kamu yararı) hususlarında hak sahiplerine projeyi yürüten idare tarafından bilgi verilmelidir.
  18. Kentlerin tarihi ve kültürel kimliklerini, yoksunluk, yoksulluk, risk, siluet gibi değişkenleri dikkate alarak kamunun çözüm ortağı olacağı, hak sahiplerinin de talepleri doğrultusunda katılımcı olacağı bir platform oluşturulmalıdır.
  19. Özel sektör vasıtasıyla yapılan kentsel dönüşüm uygulamalarında, uzlaşma görüşmelerinde ilgili kamu kurumu vatandaşımızın yanında doğrudan sorumlu veya garantör olarak bulunmalıdır.

“Şehirleşme, Göç ve Uyum” başlığı altında çalışan 3. komisyonun amacı; son yıllarda ülkemizde ve bölgemizde yaşanan gelişmeler ile beraber şehirlerde terör, göç ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan sosyal ve mekânsal değişimlerin irdelenmesi, toplumun her kesimini kapsayan, güvenli şehirler oluşturulması için politikalar, stratejiler, mekânsal planlama ve tasarım tedbirleri geliştirilmesidir. Bu kapsamda ilgili komisyonca Şûra kapsamında alınan kararlar aşağıda özetlenmiştir:

  1. Dengeli bir şehirleşme ve göçün kontrol altına alınması için planlama politikaları katılım süreçleri ile geliştirilmeli, bilhassa küçük ve orta büyüklükteki şehirlerimizin sosyo-ekonomik gelişimleri teşvik edilmeli ve yeni cazibe merkezleri haline gelmeleri sağlanmalıdır.
  2. Kırsal ve kentsel alanları kapsayan göçe dair ulusal ve yerel veriler birlikte ve uyumlu bir şekilde toplanmalıdır.
  3. Kentsel ve sosyal göstergeler aracılığıyla göç ve uyum politikaları oluşturulmalıdır.
  4. Yoğun göç alan şehirlerin yerel yönetimlerinde göç ve uyum konusunda kurumsal yapılanma ve kapasite artırma faaliyetleri gerçekleştirilmeli, Göç ve Uyum Birimleri kurulmalıdır.
  5. İhtiyaç duyulan bölgelerde üniversiteler bünyesinde Göç Araştırmaları Enstitüleri veya merkezleri kurulmalı, yerel tecrübelerin aktarılması için platformlar oluşturulmalıdır.
  6. Göç ile gelen nüfusun yoğun olarak yaşadığı alanlar başta olmak üzere “mahalle düzeyinde iletişimi ve birlikteliği arttırmaya yönelik sosyal projeler” yapılmalıdır.
  7. Mahalle yönetimlerinin güçlendirilmeli, etkinliği artırılmalı ve bu yönetimlerin göç ile gelenlere yönelik çalışmalar yürütmesi sağlanmalıdır.
  8. Güvenli şehirler oluşturulabilmesi ve şehirlerde yaşanan terör olayları ile mücadele edilebilmesi için mekânsal planlama ve tasarım tedbirleri alınmalıdır.
  9. Engelli ve dezavantajlı grupların şehirlerimizde karşılaştığı fiziksel engellerin ortadan kaldırıldığı ve güvenliklerinin arttırıldığı planlama ve tasarım çalışmaları yaygınlaştırılmalıdır.
  10. Çocuk Dostu Şehir yaklaşımı benimsenerek, göçle gelenler de dâhil olmak üzere tüm çocuklarımız için yaşanabilir çevreler oluşturulmalıdır.
  11. “Şehirlilik Şuuru” ve “Şehre Aidiyet” duygularının artırılmasına yönelik faaliyetler yaygınlaştırılmalıdır.
  12. Yerleşim ve üretim alanlarının planlanmasında tabiat varlıkları ile uyumun gözetilmesi, toplumun tüm kesimlerinin sağlıklı içme suyuna erişimi ve gıda güvenliği sağlanmalıdır.
  13. Tarım işçisi olarak çalışmak üzere göçle gelen mevsimlik işçilerin ve ailelerinin barınma alanlarındaki yaşam koşullarının iyileştirilmeli, altyapı, sağlık ve eğitim şartları geliştirilmelidir.

“Şehirleşmenin Yeni Vizyonunda Yerel Yönetimlerin Rolü” başlığı altında çalışan 4. komisyonun amacı ise yerel yönetimlerin kurumsal örgütlenme ve yapılanmasında son dönemde yapılan yeni düzenlemeler neticesinde; planlama süreçleri ile yerel hizmetlerin sunumunda karşılaşılan sorun alanlarının tespiti, çözüm önerileri geliştirilmesi ve mevcut büyükşehir belediyesi sisteminin bütünlüğünün, uyumunun ve sürdürebilirliğinin sağlanmasına yönelik tavsiye kararlarının geliştirilmesidir. Komisyon, Şehircilik uygulamalarında bir yerel yönetim sistemi olarak büyükşehir belediyesi yönetimi, Kentsel-kırsal alan bütünleşmesi planlama ve uygulamalar, Tavsiye Kararları ve Mevzuat Önerileri üzerinde çalışarak aşağıda özetlenen kararları almıştır:

  1. Büyükşehirlerimiz, ilçe belediyelerimiz ve merkezi kurumlarımız arasında mekânsal planlama ve uygulamada görev, yetki ve sorumluluk ile kaynak dağılımı yeniden düzenlenmelidir.
  2. Yerel yönetimlerin imar ve planlama kapasiteleri geliştirilmelidir.
  3. Kent konseylerinin daha aktif hale getirilmesi, şehre dair tüm süreçlerde işbirliği imkânlarını geliştirecek merci olarak kabul edilmesi yönünde gerekli mevzuat değişiklikleri yapılmalıdır.
  4. Kentsel yatırımlarda kente getirilen yükün, yükü getiren aktörler tarafından paylaşılması sağlanmalıdır.
  5. Yerel yönetimlere kaynak aktarımında yaz-kış, gece-gündüz, değişken nüfus ve göç gibi etkenler dikkate alınmalıdır.
  6. Büyükşehir Belediyeleri sınırları içerisine giren ve köyden mahalleye dönüşen alanların kırsal niteliklerinin korunmasına yönelik yaklaşımlar benimsenmelidir.
  7. Kırsal nitelikli yerleşmelerin mekânsal ve sosyo-ekonomik yapılarının muhafaza edilmesi için kırsal alan planlaması yapılmalı, kırsal yerleşimlerin yöresel mimarileri korunmalı, çevre, altyapı ve hizmet kalitesi yükseltilmelidir.
  8. Kırsal alana ilişkin olarak planlama ve yönetim süreçlerinde kullanılmak üzere mekâna, insana, ekonomiye ve kültüre dair güncel veriler tanımlanmalı ve toplanmalıdır.

Sonuç olarak, Şehircilik Şûrası kapsamında yaklaşık on aylık bir sürenin sonunda çalışmalarını tamamlayan komisyonların almış oldukları ve yukarıda özetlemeye çalışılan kararların gelecek dönemlerin şehircilik ilkelerini oluşturması gerekmektedir.