Yuvarlak Masa 23’ün ardından: Perakendede Lokasyon

Gayrimenkul Türkiye Yuvarlak Masa Toplantıları’nın 23.'sünde perakende sektöründe lokasyonun önemi farklı açılardan masaya yatırıldı. Gayrimenkul Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Kuyaş Örs’ün moderatörlüğünde gerçekleşen toplantıda markaların gelişen teknoloji ve derinleşen uzmanlığın ışığında yer seçim kriterlerinin geldiği son nokta tartışıldı. Fotoğraf: LOMONO

Gayrimenkul Türkiye Yuvarlak Masa Toplantıları’nın 23’üncüsü, dün Park Dedeman Levent Hotel’de gerçekleşti. Kuyaş Örs moderatörlüğünde gerçekleşen etkinlikte cadde mağazacılığı, zincir mağazacılık, büyük veri, cannibalizasyon, omni channel, smart mapping ve konumsal düşünce başlıkları masaya yatırıldı. Tek oturumda gerçekleşen etkinliğin konuşmacıları Sephora Türkiye İş Geliştirma Kıdemli Müdürü Melis Varoğlu, JLL Türkiye Portföy Yönetimi Müdürü Murat Atılgan ve Esri Türkiye İstanbul Satış Müdürü Serhat Özeren oldu.

Melis Varoğlu: “Expansion” yalnızca yeni mağaza demek değil

Teknolojik gelişmeler ve üretilen verinin iş yapış şekillerini yeniden tanımladığı günümüzde perakende zincirlerinin yer seçimi kararlarını ele alındığı etkinliğin ilk konuşmacısı Sephora Türkiye İş Geliştirme Kıdemli Müdürü Melis Varoğlu oldu. Varoğlu sunumuna, “İş geliştirme yöneticisi (expansion manager) ne iş yapar?” sorusu ile başladı. Söz konusu pozisyonun sadece genişlemeden değil, yatırım kararları ve sürdürülebilirliğin sağlanması konularından da sorumlu olduğunu belirten Varoğlu, finans, operasyon, kategori, İK, hukuk ve mimari departmanları ile çalışmanın yanı sıra üst yönetimden yurt içi ve yurt dışı onay alma süreçlerini de kapsadığına değindi.

“Expansion konusunda bugün ne değişti?” sorusuna cevaben; AVM’lerin açılmasının mağaza sayılarının arttırmanın yanı sıra perakendeciliği geliştirdiğini ve standartlaşmayı getirdiğini söyleyen Varoğlu; navigasyon, haritalar ve kiralama yönetim sistemleri gibi teknolojik gelişmeler ile omni shannel, click and collect ve pop-up kısa süreli mağaza kiralama gibi hayat tarzındaki değişimler ve trendlerin de perakende sektörünü olumlu yönde etkilediğini anlattı. Bu gelişmelerin mağaza sürdürülebilirliği konusundaki negatif etkilerini ise mağaza optimizasyonu, cannibalizasyon, piyasa koşulları, sürekli kira görüşmeleri şeklinde sıraladı.

Hem AVM’ler hem de markalar için sürdürülebilirliğin önemine değinen Varoğlu, AVM’nin içindeki dolaşım kurgusu ve shop mix konularında profesyonel şirketlerin yönetiminin markalar için kolaylaştırıcı olduğunu, cadde mağazacılığı içinse ülkemizden farklı olarak yurt dışında cadde yönetimlerinin aynı işi yürüttüğünü söyledi.

Varoğlu, hangi müşterinin ne zaman hangi ürünü aldığı gibi CRM datasının perakendede sürdürülebilirlik için başarılı lokasyon seçimi kadar önemli olduğunu vurguladı.

Serhat Özeren: Bilginin yeni boyutu “konumsal düşünce”

Konuma dayalı veri analizleri platformu sunan ABD menşeli Esri’nin Türkiye, Ticari Sektör ve İstanbul Satış Müdürü Serhat Özeren, konuma dayalı bilginin yönetilmesi konusunda dünya pazarının %61’ine sahip şirketin Türkiye’deki ulusal veri tabanlarının %98’ini yönettiğini belirtti.

Konuma dayalı bilginin işletilmesinin her sektör için gelecekte hayati önem taşıyacağını belirten Özeren, şu anda özellikle otomotiv firmalarının, otonom sürüş ihtiyacı sebebiyle bu bilgiyi üretir hale geldiğini söyledi. Şu anda daha çok operasyonel işler için kullanılan konumsal düşünce sistemiyle ilgili ilginç örnekler veren Özeren, konumsal adres veri tabanının temelinin Türkiye’de 2002’de atıldığını ve hala geliştirilmesi gereken bir konu olduğuna değindi. Büyük verinin katma değere dönüştürülmesi konusunda alınacak çok yol olduğunu vurgulayan Özeren, Esri’nin perakendede yer seçimi için konuma dayalı analizleri yapacak platformu nasıl sunduğunu açıkladı.

Murat Atılgan: Cadde yönetimi, AVM yönetimi kadar önemi

Türkiye’de 50 AVM’nin kiralamasını ve yönetimini yapan JLL Türkiye Portföy Yönetimi Müdürü Murat Atılgan, doğru lokasyon konusunun her markanın ihtiyacına göre değişiklik gösterdiğini belirtti. Verimlilik konusunu kurdaki oynaklığın olumsuz etkilerinden bahseden Atılgan, İstiklal Caddesi için en olumsuz konunun pek çok mağazanın kapanmasından öte marka karmasının bozulması olduğunu belirtti. Bağdat Caddesi’nde bazı markaların çıkmış olmasına rağmen Beymen’in yeni binasına geçmesi ve COS gibi markaların açılması ile hala iyi durumda olduğunu ekledi.

Portföy yönetimi konusunda bazı markalar için optimizasyon çalışmaları yaptıklarını anlatan Atılgan, kur sabitleme, kira indirimi, bir süre kira almama gibi konularda mal sahipleri ile markalar adına yaptıkları görüşmeler neticesinde 1 yıllık kira giderlerinde büyük tasarruf sağlayabildiklerini belirtti. 81 ilde 354 şubesi olan HSBC örneğinde şu anda 16 ilde 81 şubeye inerek optimizasyon çalışması yaptıklarına değindi.

AVM yönetiminde olduğu gibi dünyada caddelerin yönetildiğine değinen Atılgan, Nişantaşı’nda Abdi İpekçi Caddesi için bu yönde bir girişimleri olduğunu ve çalışmalara başladıklarının haberini verdi.

Dinleyicilerin aktif katılımıyla süren etkinlik, oturumdan sonra gerçekleşen networking ile beraber sona erdi. Katılımcılarımıza​ ve ev sahipliği için Park Dedeman Levent’e teşekkür ederiz.

Etkinliğin fotoğraf albümünü görmek için tıklayınız.