Kent ölçeğinde Airbnb pazarı nasıl kontrol edilir?

Barselona yanıtı bulmuş görünüyor.

CityLab’de yayınlanan “Barcelona Finds a Way to Control Its Airbnb Market” başlıklı makalenin çevirisidir. 

Kayıt dışı tatil konaklamasını bitirmeye yönelik çabalarıyla Barselona, Airbnb’ye yönelik en büyük kısıtların uygulandığı kent. Kent yönetimi geçtiğimiz ay, kent yönetimi tarafından verilen lisans olmaksızın faaliyet gösteren 2,577 dairenin Airbnb listesinden kaldırılmasını, aksi takdirde Airbnb’ye para cezasıyla sonuçlanacak hukuki sürecin başlatılacağını söylemişti. Sonuç olarak iki taraf 1 Haziran’da, Barselona kent yönetimine kent içindeki Airbnb kayıtlarına ulaşma yetkisi veren yeni bir anlaşmayı duyurdu.

Kent yönetimine Airbnb’ye kayıtlı dairelerin lokasyon ve kullanıcılarının detaylı verilerine erişme yetkisi veren bu uygulama, ilk olacak. Bu sayede Barselona yönetimi, kayıtdışılığı detaylı araştırmalarla tespit etmek yerine bu verileri direkt olarak Airbnb’nin sisteminden çekerek kendi kayıtlı kullanıcıları ile eşleştirebilecek.

Sağlam baskı sonuç getiriyor

Bu uygulama, kentlerin kontrolden çıkmış kiralık tatil konaklama pazarlarına karşı savaşlarında küresel öneme sahip. Her şeyden önce, yerel hükümlerin uygulanmasını yalnızca daha makul değil, aynı zamanda daha kolay kılan, kullanıma hazır bir model sağlıyor. İkinci olarak ise yerel yönetimlerden gelen güçlü baskının Airbnb ve benzeri paylaşım ekonomisi organizasyonları üzerinde gerçekten işe yaradığını gösteriyor. Airbnb Barselona yönetimi ile birlikte çalıştığı için takdiri hak etse de bu işbirliğinin Avrupa kentleri arasındaki en sıkı kısıtlamalardan birinin sonucu olduğunu unutmamak gerekiyor.

Bu kısıtlamaların gelmesi de sürpriz değil. Barselona’nın ziyaretçiler arasındaki popülaritesi başta iyi gibi görünse de kent bu popülariteden oldukça çekti. Çoğu birden fazla daireyle çalışarak bundan gelir elde eden ev sahipleri tarafından kiralanan daireler merkezi mahallelerin içinde yayılırken, kent sakinlerine uzun süreli olarak kiralanan uygun fiyatlı dairelerin sayısı oldukça azalmıştı.

Tarihi kent çekirdeğinin bazı kısımları “turist gettolarına” dönüşürken, kent sakinlerinin yaşamları, yaramaz turistler ve eski yerel dükkan ve barların yerini alan süs eşyası dükkanları ve kahve zincirleri ile sekteye uğradı. Kent buna yeni otellerin onaylarını tevkif ederek de karşılık verdi, ancak en başta tüm kısa süreli konaklama dairelerine, sahiplerinin lisansa başvurmalarını zorunlu kılarak.

Diğer kentler de benzer önlemler almayı denese de Barselona uygulamalara olan bağlılığıyla ayrıştı. 2016’da Airbnb, lisanslı olmayan apartmanları listelediği için -hala ödenmemiş ve davası devam eden- 600.000 Avro’luk bir para cezasına çarptırıldı. Geçtiğimiz yıl onaylanan yeni turizm planı da kısa süreli konaklamaların gerçekleştiği dairelerin en yüksek emlak vergisini ödemesini zorunlu kıldı. Bu uygulama, geçtiğimiz yıldan beri, 1.500 lisanssız dairenin Airbnb listesinden çıkarılmasına neden oldu.

Bu uygulama Barselona’da bir konaklama kıtlığı yaratmadı: Kentte hala 9,600 lisanslı konutu kısa süreli olarak kiralamak mümkün. Ancak bu baskı Airbnb’yi işbirliğine itmiş görünüyor. Gelecekte, Airbnb’nin Barselona için geçerli kayıt şablonlarına önerilen değişiklikler, uygulamayı daha kolay bir hale bile getirebilir. Bu değişikliklerden bir tanesi, tüm ev sahiplerinin lisans numaralarını Airbnb’de listelenmeden sisteme girmeleri. Eğer lisans numarası gerektiren alan boşsa, söz konusu daire web sitesinde bile gösterilmeyecek.