Türkiye’de olmak için beş neden

    Uluslararası yatırımcının güveni yavaş yavaş olsa da yeniden inşa oluyor ve yakında yeni gelişmelerle beraber yatırım akışının hız kazanacağına inanıyorum. Aynı noktadan hareketle Türkiye pazarına yeni bir giriş yapmayı düşünen firmalar için Türkiye hakkında bilinmesi gerekenleri beş başlıkta özetledim.

    Mace Türkiye, Hilton İstanbul Bomonti Hotel & Conference Center Projesi'nde proje ve program yönetimi, inşaat yönetimi ve danışmanlık hizmetlerini üstlendi.

    Yirmi beş yıl önce, tekstil, Türkiye’nin birincil ihracat alanını oluşturuyordu ve bu ihracatın üçte birinden fazlası doğrudan Almanya’ya satılıyordu.

    Bugün, Türkiye, ekonomik görünümünü değiştirdi ve inşaat dahil bir dizi hizmette lider bir ihracatçı haline geldi. İhracatının %10’undan azı Almanya’ya gidiyor ve gösterdiği büyük büyümeye rağmen tekstil sektörü, artık tüm ihracatın % 20’sinden daha azını temsil ediyor.

    Bu genişlemenin ve çeşitliliğin bir kısmı inşaattan kaynaklanıyor. Bölgesel olarak, Türk inşaat firmaları çok sayıda stratejik inşaat projesi gerçekleştiriyor – özellikle Irak’ta Türk firmalar 2013 yılında sektörün %74’ünü temsil ediyordu.

    Kariyerimin büyük bölümünü Rusya, Orta Doğu ve şimdi de Türkiye’de uluslararası inşaat alanında çalışarak geçirdim. Orta Doğu’nun büyük bölümü için bir bölgesel inşaat merkezi görevini de üstlenen Türkiye, İngiliz danışmanlar için cazip olmakla beraber zorlukları da barındıran bir pazar.

    Mace, dünyanın dört bir yanında 40’tan fazla ülkede 6.000 çalışanımızın inşaat ve danışmanlık hizmeti verdiği uluslararası genişleme planımızın bir parçası olarak 2010 yılında Türkiye’de de faaliyet göstermeye başladı. Bir süredir devam eden siyasi belirsizliğin ardından inşaat sektörü Türkiye’de şu an akıcı bir durumda. Otel ve konaklama gibi bazı sektörler yeniden büyümeye başlıyor, diğerleri ise konut sektörü örneğinde olduğu gibi aşırı arzdan zarar görüyor.

    Uluslararası yatırımcının güveni yavaş yavaş olsa da yeniden inşa oluyor ve yakında yeni gelişmelerle beraber yatırım akışının hız kazanacağına inanıyorum. Bu düşünceyle birçok şirket Türkiye pazarına yeni bir giriş yapmayı düşünüyor olabilir. Aşağıda bu düşünceye sahip olanlar için Türkiye hakkında bilinmesi gereken beş önemli şeyi özetledim:

    Hızlı hareket eden bir pazar

    Bazı bölgelerde müşteriler, projelerde ilerlemek için tüm finansman ve tasarımın hazır olmasını bekleyebilirler. Türkiye içinse bunun tersi geçerlidir: Müşteriler ve müteahhitler hızlı bir şekilde hareket etmek ister. Tasarımın henüz kesinleşmediği ve finansmanın netleşmediği durumlarda dahi projeyi ilerletmeye hazırlar.

    Pazara girecek bir danışman olarak, hem kendinizi nasıl kabul ettireceğiniz hem de diğer ortaklar ve müşterilerle nasıl çalışacağınız konusunda bilinçli olmanız; Birleşik Krallık’ta, Avrupa’da veya başka yerlerde alışık olduğunuzdan daha hızlı bir ortamda ve daha az kesinlik içeren şartlarda çalışabilmeniz gerekiyor.

    Yerel müşteri ne istediğini biliyor

    Türkiye’nin inşaat sektörünün hızla gelişmesi nedeniyle yerel aktörlerin çoğu ya yurtdışında doğrudan inşaat sektörüne giriyorlar ya da Türkiye’de kendi müteahhitlik şirketlerini kuruyorlar.

    Sonuç olarak -Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki inşaat sektörleriyle karşılaştırıldığında- teknik hizmetler ve teslimat konusunda yüksek beklentileri olan çok eğitimli bir müşteri tabanı söz konusu. Uluslararası uzmanlık ise genellikle, sadece yeni bir sektöre geçiş veya henüz geliştirmek zorunda olmadıkları teknik beceriler gerektiren bir yapının inşası halinde kullanılıyor.

    Son derece becerikli bir yerel tedarik zinciri

    Türkiye’de inşaat sektörünün bu derece olgunlaşmış olması aynı zamanda, yüksek kalitede projeleri hızla gerçekleştirmek için kullanılan mevcut kaynak ve şirketlerden oluşan gelişmiş bir yerel tedarik zincirine sahip olduğu anlamına da geliyor.

    Proje teslimi açısından bakıldığında bunun bir avantaj olduğu açık; ancak pazara proje ve maliyet yönetimi çözümleri sunarken öne çıkmayı da zorlaştırıyor. Türkiye’de kalite ve teslimat ile ilgili uluslararası normlar zaten karşılanıyor, bu yüzden hizmetlerinizle yerel şirketlere karşı sivrilmek çok daha zor.

    İş yapmak için doğru bir yer

    Bölgedeki diğer bazı pazarların aksine, Türkiye’de ödeme veya sözleşmelerin güvenilirliği ile ilgili daha az endişe var. İnsanlar çok sıkı bir pazarlık yapma eğiliminde olmalarına rağmen, sözleşmeler imzalandıktan ve projeye başlandıktan sonra, mutabık kalınan ödemeleri güvence altına almak konusunda çok az sorunla karşılaştım.

    Kısmen gelişmiş yerel yüklenici pazarından dolayı kamu sektörü sözleşmelerinde uluslararası şirketlere erişim ihtiyacı pek hissedilmiyor. Ancak büyük kamu sektörü program ve projelerini güvence altına almak için yerel ortaklarla çalışmak mümkün.

    Küresel cazibe

    Deneyimli yerel müşteri tabanının ötesinde, mevcut işlerin çoğu, Türkiye’yi -özellikle de İstanbul’u- bölgesel bir şirket merkezi olarak kullanan küresel firmalar tarafından yönlendiriliyor. Türkiye ekonomisindeki hareketlerden bağımsız olarak, pek çok küresel firmanın İstanbul’da her zaman bir üsse ihtiyacı olacak ve bu nedenle de diğer konulara karşı önlem olarak güvenilir bir gayrimenkul pazarı sağlayacak. Bu müşteriler; yönetişim, raporlama, maliyet yönetimi ve yerinde teslimat gibi konularda Türkiye ile arasındaki uçurumu kapatmak için üçüncü parti uluslararası danışmanlar arıyor.

    Yerel ve deneyimli kaynak ile uluslararası bakış açısı arasında doğrudan bağlantı sağlayarak, projelerin sunulmasına yardımcı olacak uluslararası danışmanlar için burada büyük bir potansiyel var.