Çocukluk evinden çocuğun evine

AND Gayrimenkul’ün Akademetre işbirliğiyle kuşakların konut beklentileri üzerine gerçekleştirdiği araştırma “Çocukluk Evinden Çocuğun Evine”, her kuşağın gönlünde tamamen farklı bir yaşam alanı hayalinin yattığını gösteriyor. Konuta bakış açısı konusunda kuşakları ayrıştıran ve birleştiren noktaları açığa çıkaran araştırmanın özetine yer veriyoruz.

Kırsal alan bağlantısı yüksek X kuşağı, belleğinde hala geniş yeşil alanların, bir zamanlar hayatına girmiş sembolik büyük ağaçların anılarını hala yaşatıyor. Geçmişe ve gelenekselliğe sıkı sıkı bağlanan X kuşağı, bu nedenle şu an oturduğu mekanlara en zor adapte olan ve memnuniyetsizliği en yüksek olan kuşak olarak çıkıyor karşımıza.

Y kuşağı ise genellikle kapalı ortamlarda büyümüş, doğayla ilişkisini kısmen askıya almış bir kuşak. Onun çocukluk hatıralarını arka odalar, kilerler ve tavan araları gibi “küçük ve çevrili alanlar” oluşturuyor. Ancak değişime ve gelişime en açık olan Y kuşağı, yeni yaşam alanlarına ve konut tiplerine en hızlı adapte olan kuşak.

Z kuşağı için hayat hep bir “camın” gerisinde

Gelecekte konut satın alma eğilimi %66 ile en yüksek olan genç Z kuşağı için en öne çıkan ev tecrübesi, bir camın ardından, yani içeriden akıp giden dünyanın izlenmesi. Z kuşağı için camların önemi büyük; zira dünyayı önce onun gerisinden keşfe çıkıyorlar. Bu kuşağın çocukluğunda çok belirleyici olan ve onu diğer kuşaklardan ayıran önemli bir detay da teknoloji. Özellikle bilgisayar, çocuklarda ekranın, yani bir camın önünde olma güdüsünü veren önemli bir unsur. Sosyalleşmeyi en çok isteyen kuşak olmasına rağmen dış dünyayla bağlantısı sınırlı olan Z kuşağı, kendisini dış dünyaya bağlayan evdeki camların önüne koyulan herhangi bir eşyaya da bu nedenle itiraz ediyor. Şu an oturduğu evi sıkıcı ve monoton bulan Z kuşağı için ideal ev geniş tavanlı, büyük camlı ve ferah olmalı. Güvenlik duvarlarıyla çevrilmiş sitelerden kaçan bu kuşak, her zaman hayatın içinde olacağı ve yeni insanlarla tanışacağı açık sitelerde yaşamak istiyor. Z kuşağı aynı zamanda X kuşağı ile birlikte komşuluk ilişkilerine en çok önem veren kuşak.

Y kuşağı evini çocuğuna göre tasarlıyor

X kuşağı ebeveynler çocuklarına evde bir oda ayırarak, çocuklarının eve uyum sağlamasını isterken, Y kuşağından ebeveynler genellikle küçüklerin evle daha özgür ve yaratıcı ilişkiler geliştirmesini umuyor ve onları evin merkezine koyuyor. Evin her yerinin çocuğun oyun alanı olmasını istiyor. Bu beklentiler evin paylaşımına da yansıyor. X kuşağı çocuğa kendi odasında hakimiyet verirken, hem evin içinde hem de dışarıda güvenliğe en çok önem veren Y kuşağı tüm evi çocuğa göre tasarlıyor ve evin her bölümünde çocuğunun kendi özel alanlarını yaratmasına izin veriyor.

Kuşakları ayıran ve birleştiren noktalar

Tüm kuşaklar, konforun yanı sıra kendilerine benzer kişilerin oluşturduğu ve karşılıklı saygının hakim olduğu yaşam alanlarında konut sahibi olmayı istiyorlar. Bu yaşam alanlarından hepsinin beklentileri farklı tabii. Örneğin Y kuşağının tercihleri, mekanın sınırlara ne kadar meydan okuduğuyla şekilleniyor. Sosyalleşme ve kendini ebeveynler gerçekleştirme arzularına doyurucu yanıtlar sunabilen mekanlar, bu jenerasyon için öne çıkıyor. Z kuşağının da katı biçimlendirmelerle arası pek de iyi sayılmaz; zira hayal dünyasında denemek, tatmak istediği birçok renk, tat ve koku var. Bunları gerçekleştirebilecek mekânlarsa özgürlük alanı geniş; doğaya ve insanlara eşit mesafede konumlanan yaşam alanları.

Çocuklarımız için neler istiyoruz? Çocuklar ne istiyor?

Z kuşağı meraklı; ev dünyası ve ev dışı dünya arasındaki sınırları ihlal etmeyi seven, otoriteye karşı, maceraperest bir kuşak. Ebeveynler, çocuklarının yaşam alanlarında güvenlik unsurunu fazlasıyla önemserken, dünyaya yönelik keşif ihtiyaçlarına da yanıt verebilecek mekânları tercih ediyor. X kuşağında bu formül kontrol ve sosyallik mekanizmalarının dengesiyle ideal faydalarını üretirken, Y kuşağında özgürlük ve bireysellik, mutlu yaşam alanlarının özünü oluşturuyor.

Açık siteler, sokak hayvanlarıyla bir arada olma fırsatları, kentin içindeki yeşil alanlar, gelişmiş geri dönüşüm ve çevre pratiklerine yakınlık, ev dışında da oyun oynamayı mümkün kılan kaçış noktaları ve deneyim, sosyalleşme ve sürpriz olasılıklarını artıran ortamlar her kuşağı, özellikle de çocuklarımızı mutlu edecek gibi görünüyor. Yani çocuklarımızın istediği ev öyle bir rüya evi ki, aydınlık, ferah, teknolojik, konforlu, duyarlı ve tabii ki farklı.

“Bir bina inşa etmek, çocuklarımızın elinden o araziyi başka türlü kullanma hayalini almak demek.”

AND Gayrimenkul Genel Müdürü Ali Baki Usta, çocukların bakış açılarının AND Pastel Projesi’ni nasıl şekillendirdiğini anlatıyor: “AND Gayrimenkul olarak insan ihtiyaçlarına odaklanarak, sadece bina inşa etmenin ötesinde, uzun yıllar sürecek ilişkiler ve güven inşa etme misyonuyla hareket ediyoruz. Bu nedenle ‘’ihtiyaçları’’ tespit etmek ve insanlara yaşamak istedikleri yaşam alanlarını sunmak bizim en önemli motivasyonumuz. Çocukların istekleri de bizim en önemli çıkış noktalarımızdan biri. Çünkü bir arsanın üzerine bir bina inşa ettiğimiz zaman, o araziyi 50 yıl bağlamış ve çocuklarımızın elinden orayı başka türlü kullanma hayalini almış oluyorsunuz. Bu büyük bir sorumluluk. Biz de bunun bilinciyle ve araştırmalara verdiğimiz önemle, ilk konut projemiz AND Pastel’in çalışmalarına başlamadan önce 11 farklı araştırma yaptık. Bunların içerisinde İTÜ ve Akademetre ile çocukları merkeze alan, değişen kuşak ihtiyaçlarını analiz etmeye yönelen araştırmalar da gerçekleştirdik. Bu araştırmalarda belirli bir döneme kadar çocuğun çevre ile ilişkisinin büyük ölçüde ev ile kısıtlı kaldığını ancak çocuk olgunlaştıkça evin dış mekanı, bahçe, daha sonra yakın çevresi, şehir, bölge ve dünya ile ilişki kurmaya başladığını gördük. Bu araştırma çıktılarını baz alarak AND Pastel’i “Çocuk Dostu Proje” olarak tasarladık.

“Çocukların sadece büyüklere göre tasarlanmış evlerden ve şehrin gürültüsünün eksik olmadığı küçük çocuk parklarından çok daha fazlasını hak ettiklerini düşünerek sadece evlerin içini değil tüm projemizi çocukları düşünerek planlandık. Bunun yanı sıra çocuklarımızın kendi yaşadıkları çevre hakkında alınan kararlarda etkili olmalarını ve yaşadıkları yere dair isteklerini dile getirmelerini sağlamak için projede yaşam başladığında site yönetiminde çocukların da hak sahibi olabileceği platformlar tasarlıyoruz. Aynı zamanda, projede yer alacak ağaçlara çocuklarımızın ismini verdik. AND Pastel’de yaşam başladığında bu ağaçların bakımını da çocuklarımız üstlenecek.”

Araştırma kapsamında İstanbul’da ikamet eden,

  • X kuşağından 100 kişi
  • Y kuşağından 100 kişi
  • Z kuşağından 100 kişi olmak üzere,

toplam 300 kişi ile yüz yüze görüşülmüştür.

X kuşağının çocukluğu ağaçların gölgesinde
X kuşağının çocukluğunda, doğal öğeler yoğunlukta.
Çayır, dere, orman, meyve bahçeleri gibi küçüklüklerine dair keyif öğeleri.
Hemen herkes sembolik, büyük bir ağaç hatırlıyor.

Y kuşağının çocukluğu küçük odalarda
X ve Y kuşaklarında çocukluğa dair önemli anılar, açık veya kapalı alan olması fark etmeksizin, küçük ve çevrilmiş alanlarda:

  • Arka odalar
  • Kiler
  • Tavan arası
  • Bahçe evleri – çardaklar

X ve Y kuşağı çocuk için ne istiyor?
Çocuğun ev üzerindeki etkisi, X ve Y kuşağına göre farklılık gösteriyor.

  • X kuşağı, çocuğu eve göre şekillendirme yolunu seçmişken,
  • Y kuşağı, çocuğu evin merkezine koyuyor. Kendi çocukluğunda yaşam alanıyla ilgili geçirdiği zorlukları, çocuklarının yaşamaması için daha fazla tolerans gösteriyor.
  • X kuşağında çocuğun ayrı bir odası varsa, evin diğer alanlarında bir hükmü olmuyor.
  • Çocuk ve çocuk için tasarlanmış alandan genel beklenti, ailece geçirilecek ortak zamanlarda çocuğun da bulunması.
  • Bu durumda ortam veya aile çocuğa uymuyor, çocuğun aileye uyum göstermesi bekleniyor.
  • Y kuşağı ise, çocuklarının evin her yerinde kendisine bir alan yaratmasına izin veriyor. Ancak çocuğun ev dışında olmasını güvenli bulmuyor.
  • Evin içinde, çocuk için salonda ayrı bir oyun bölümü olabiliyor.
  • İmkanlar dahilinde her çocuk için ayrı oda gerekiyor.
  • Çocuğun küçüklük zamanlarından itibaren evde güvenlik önlemleri alınıyor.
  • Çocuk için park yakınlığı önemseniyor.
  • Her iki kuşak da çocuklara ilişkin ilk olarak güvenlik unsurunu önemsiyor.
  • Çocuk söz konusu olduğunda önemsenen güvenlik kavramı, iki boyutuyla öne çıkıyor: Çocuğun evde ev kazalarına, tüm yaşam alanında ise dışarıdan kişilerce gelecek zararlara karşı muhafaza edilmesi.

Z kuşağı hep bir camın gerisinde

  • Çocuklar ev dışında geçirecekleri alanların sınırlı olması nedeniyle hayatı camdan izliyorlar.
  • Cam kenarlarını özel alan olarak görüyorlar, camların önünün herhangi bir eşya ile kapatılmaması için çaba gösteriyorlar.
  • Z kuşağı, evi sıkıcı buluyor ve kendilerine uygun olmadığını ifade ediyor.
  • Z kuşağının ev tanımı: Kapalı alan, değişmeyen, monoton, sınırlandırılmış, ses yapılmasına izin verilmeyen, oda paylaşımı nedeniyle özel alanın yetmediği.
  • Z kuşağının gençleri, 14 yaşından sonra evleri rahat, samimi ve kendi olabildiği yer olarak tanımlamaya başlıyorlar. 18 yaşına kadar, evde ve odalarında daha fazla zaman geçirmeye başlıyorlar.

Konut satın alımında tercih kriterleri (Z Kuşak)

Z kuşağını ne mutlu eder?
Çocuklar ve gençleri, kendi ve küçük arkadaş çevresi ile küçük bir çerçeveye alan kapalı alanların olması, kendi yaşam alanlarını belirlemelerine yardımcı oluyor.

  • Arka bahçeler
  • Ağaç evler
  • Balkon altları
  • Saklanacak alanlar
  • Hızlanma alanları
  • Ortak alanda yükseklik farklarının kurgulanması
  • Bisikletle veya kızakla hızlanma alanlarının yaratılması
  • Açık havuzun kışın buz pistine dönüşmesi

Üretime dahil olmak isteyen Z kuşağının belirgin özelliği, fiziksel üretimden koparılmalarıdır. Meyve toplamak, bir eylem gerekliliği nedeniyle arzu edilen bir aktivite. Boyama duvarlarını boyamaksa iz bırakma ihtiyacını besliyor.

Z kuşağı, alışverişin içinde olmak istiyor. Bakkal gibi çocukların samimi ilişkiler kuracağı ticari ünitelerin olması fayda sağlıyor. Yaş büyüdükçe bakkalın samimiyeti yerini marketin fonksiyonelliğine bırakıyor.

Çocuklar için “güvenlik abi” sitede tüm yaşayan kişilerden daha fazla önem arz ediyor.

Permakültür kavramını bilmeseler de, atıklardan toprak oluşturup buralarda bitki yetiştirmenin yollarını arıyorlar. Bu tip deneylerin içinde olma ihtiyacı duyuyorlar.

Üç kuşağın benzer noktaları

Benzer yaşam tarzına sahip kişilerin bir arada yaşaması: Tüm segmentler, hem rahat etmeleri hem anlayışlı bir çevrede, kendilerine saygı duyulan bir ortamda yaşamak için benzer yaşam tarzına sahip ve yaşam döngüsünde benzer evrelerde olan kişilerle aynı yaşam alanını paylaşmak istiyor.
Konforlu yaşam alanları: Konfor stresi azaltan bir faktör olarak tanımlanırken, rahat bir yaşam tüm kuşakların beklentisi. Kuşaklar arası konforun tanımında ise minör farklılıklar gözleniyor.

Farklılaşan noktalar
Yaşam alanının biçimlendirilmesi ve biçimlendirme şekli: Y kuşağı ise bu sınırlandırmalardan sıkılmış ve çizgilerin dışına çıkmak istiyor. Kuşağın belirleyici özelliği arasında, sosyalleşme arzusu kadar kendini yaşama arzusu da dengeyi sağlıyor. Z kuşağı ise deneyim kazanmak istiyor. Ağırlıklı olarak X kuşağının çocukları olan Z kuşağı, kendilerine hem özgürlük alanı yaratmak, hem de doğayı, insanları ve hayatı keşfedecek imkanlara sahip yaşam alanları düşlüyor.
Çocuğun ev üzerindeki etkisi: Çocuğun ev üzerindeki etkisi geçmiş kuşaklara gittikçe azalıyor. X kuşağı, çocuğa daha sınırlı bir alan tanımlarken, Y kuşağı çocuğu evin merkezine yerleştiriyor. Onlara ait daha fazla şey olmasına izin veriyor. Z kuşağı ise aileyi bir bütün olarak önemseyerek kendisine bu ailenin en değerli noktasına koyuyor.

Çocuk için ideal ev
Çocuk için ideal evin uygulamada hangi unsurlara sahip olması gerektiğine bakıldığında, eğlenceli, teknolojik, aydınlık – ferah, konforlu, duyarlı ve farklı başlıklarının ortaya çıktığı görülmektedir.

  • Eğlenceli
    • İç içe açılan odalar
    • Çatı katı veya tavan arası
    • Etkinlik odaları
    • Kendileri şekillendirip boyayabilecekleri bir hobi alanı
  • Teknolojik
    • Akıllı ev
  • Aydınlık – ferah
    • Duvarlarda yere kadar cam olması
  • Konforlu
    • Ses yalıtımı güçlü
    • Bahçeli
    • Ev – okul arası kısa mesafeli
  • Duyarlı
    • Enerji tasarruflu
    • Geri dönüşüm destekli
    • Hayvan dostu
  • Farklı
    • Yurtdışındaki konut mimarisine ve dış görüntüsüne sahip; dik çatılar
    • Ateş tuğla örülü cepheler
Önceki haberTesis yönetim sektörünün geleceği
Sonraki haberKonutun son 5 yılı