Londra küresel yatırımcıyı çağırıyor

CBRE Londra ekibinden Geliştirme Direktörü Henry Robinson, geçtiğimiz ay geliştirme ve satış hizmetlerini CBRE'nin üstlendiği One Crown Place'i tanıtmak üzere İstanbul'daydı. Robinson'dan projeyi ve Londra pazarındaki yerini dinledik.

Londra Zone 1’de eskiyi yeniyle birleştiren bir karma proje yükseliyor. Geliştirmesini CBRE’nin üstlendiği One Crown Place, konumlandığı tarihi merkezin dönem yapılarını koruyarak iki konut kulesiyle birleştiriyor. 15.500 m² alana sahip mevcut tarihi yapıların en alt katta perakende olmak üzere yüksek nitelikli ofis, butik otel ve üyelik kulübü fonksiyonu sunacağı projede 246 konut ünitesi planlanmış. Kuala Lumpur merkezli AlloyMTD’nin yatırımcı konumunda olduğu projenin tasarımını Kohn Pedersen Fox Associates, ana yükleniciliğini ise Mace üstleniyor. CBRE Londra ekibinden Geliştirme Direktörü Henry Robinson, geçtiğimiz ay projeyi tanıtmak üzere İstanbul’daydı. Robinson’dan projeyi ve Londra pazarındaki yerini dinledik.

Tekrar kurgulanan tarihi merkez

Londra’nın karmaşık bir pazar olduğunu söyleyen Robinson, bu karmaşıklığı ve projenin konumlandığı alanı şu sözlerle açıklıyor: “Londra, eski bir Roma İmparatorluğu kenti. Zengin bir tarihi var. Tarihi kent merkezlerini, City of Westminister ile City of London oluşturuyor. City of Westminister, kararların verildiği, politik bir merkez olagelmişken, One Crown Place’in sınırında bulunduğu City of London hep ticari merkez fonksiyonunu üstlenmiş. Yani zor bir pazarda geliştirme yapıyoruz. Üstelik İstanbul’da ofis ve konutu bir arada görmeye alışmış olabilirsiniz ancak Londra’da karma yapı hiç de yaygın değil.”

One Crown Place projesi özelinde tarihi merkezde geliştirme yapma konusunda ise “Bu projenin City of London’a etkisini soylulaştırma olarak tanımlamak doğru olmaz, çünkü bölge fonksiyon ve dinamiklerini hiçbir zaman kaybetmedi. Evet, projenin konumlandığı Shoreditch, lüks yaşama her zamankinden çok daha yakın. Ancak burası için yapılan şeyin soylulaştırmadan ziyade tekrar kurgulama olduğunu söyleyebilirim. Sonuçta söz konusu olan; kendi mirası olan, uzun yıllar sanat faaliyetlerine ev sahipliği yapmış merkezi bir alan.” Robinson, bölgenin diğer küresel kentlerdeki benzerleri olarak New York’ta Tribeca ve Meatpacking Bölgesi’ni sayıyor: Yaptığımız, o bölgelerdeki gibi, var olan potansiyeli küçük, butik dokunuşlarla ortaya çıkarmak.”

İstanbul’da ofis ve konutu bir arada görmeye alışmış olabilirsiniz ancak Londra’da karma yapı hiç de yaygın değil.

Konut bloklarının üzerinde yükseldiği tarihi yapılara olan yaklaşımlarını ise Robinson şöyle açıklıyor: “Kötü durumdaki bu yapıları korumak bize bir maliyet yükü bindirse de bu yapılar bölgenin birer değeri. Tasarım üzerine çok kafa yorduk ve gerçekten projeyi çevreleyen değerlerden beslendik. Derdimiz aslında bir mekan yaratmak.” Projenin otel kısmını işletmek üzere Birleşik Krallık’ta faaliyet gösteren lüks otel zinciri BeSpoke Hotels ile anlaşılmış: “Maliyeti düşürmek istedik, ancak kaliteyi değil.”

Küresel bir hedef kitlesi

Projenin hedef kitlesinin, projeyi gerçekten sahiplenecek küresel yatırımcılar olduğunu vurgulayan Robinson, “Londra, küresel ve kucaklayan bir kent. Bu projede de tıpkı Londra’da olduğu gibi farklı geçmişlere sahip insanların bir arada yaşamasını öngörüyoruz,” diyor. Robinson, One Crown Place’i Avrupa’da yalnızca İstanbul ve Zürih’te tanıttıklarını da ekliyor: “Yarattığımız projenin küresel bir pazara hitap ettiğini biliyorduk. Ancak bu şekilde bir tasarımı takdir edebilecek insanları bulmak için, gerçekten küresel merkezlere gitmeniz gerekiyor. İstanbul da bunlardan biri.” diyor.

Projenin ilk birimlerinin 2020 yılında tamamlanması planlanıyor.